broodiness

[US]/ˈbrʊdɪnəs/
[UK]/ˈbruːdɪnəs/
Frequency: Very High

Translation

n. başkalarını, özellikle gençleri koruma veya onlara bakma isteği; huysuz olma durumu

Phrases & Collocations

broodiness factor

yuvanın yakınlığı faktörü

broodiness period

yuva dönemi

broodiness behavior

yuva davranışları

broodiness traits

yuva özellikleri

broodiness levels

yuvanın seviyeleri

broodiness instincts

yuva içgüdüleri

broodiness in birds

kuşlarda yuvalama

broodiness assessment

yuva değerlendirmesi

broodiness management

yuva yönetimi

broodiness effects

yuvanın etkileri

Example Sentences

her broodiness made her want to start a family soon.

onun ailesini kurma isteği onu mutlu ediyordu.

he noticed her broodiness during their quiet evenings together.

O, sakin akşamları boyunca onun bu isteğini fark etti.

broodiness can sometimes lead to feelings of loneliness.

Bu isteği bazen yalnızlık hissine yol açabilir.

she expressed her broodiness through her nurturing behavior.

O, onu besleyici davranışlarıyla ifade etti.

his broodiness was evident when he talked about children.

Çocuklardan bahsederken onun bu isteği belirgindi.

broodiness can inspire creative projects and ideas.

Bu isteği yaratıcı projeleri ve fikirleri tetikleyebilir.

she was often lost in thought, a sign of her broodiness.

Çoğunlukla düşüncelere dalmış haldeydi, bu onun isteğinin bir işaretidir.

his broodiness made him more sensitive to others' needs.

Bu isteği onu başkalarının ihtiyaçlarına karşı daha duyarlı yaptı.

broodiness can affect relationships in various ways.

Bu isteği ilişkileri çeşitli şekillerde etkileyebilir.

she embraced her broodiness, seeing it as a positive trait.

O, bunu olumlu bir özellik olarak görerek bu isteğini kucakladı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now