coincidences

[US]/kəʊˈɪn.sɪ.dənsɪz/
[UK]/koʊˈɪn.sɪ.dənsɪz/
Frequency: Very High

Translation

n. (şaşırtıcı) olayların aynı anda meydana gelmesi; benzer görüşler veya durumlar; eşzamanlı varlık; bir arada varlık

Phrases & Collocations

happy coincidences

mutlu rastlantılar

strange coincidences

garip rastlantılar

unfortunate coincidences

şaşkın rastlantılar

common coincidences

yaygın rastlantılar

remarkable coincidences

olağanüstü rastlantılar

unexpected coincidences

beklenmedik rastlantılar

curious coincidences

meraklı rastlantılar

funny coincidences

eğlenceli rastlantılar

life coincidences

hayat rastlantıları

lucky coincidences

şanslı rastlantılar

Example Sentences

life is full of coincidences that can change our paths.

hayat, yollarımızı değiştirebilecek birçok tesadüfle dolu.

sometimes, coincidences can lead to unexpected friendships.

bazen, tesadüfler beklenmedik arkadaşlıklara yol açabilir.

we often dismiss coincidences as mere chance.

tesadüfleri genellikle sadece şans olarak görmeyi ihmal ederiz.

coincidences can spark fascinating conversations.

tesadüfler büyüleyici sohbetleri başlatabilir.

it's funny how coincidences can bring people together.

tesadüflerin insanları bir araya getirmesi çok garip.

coincidences sometimes feel like fate intervening.

tesadüfler bazen kaderin müdahalesi gibi gelir.

we met by coincidence at a coffee shop.

bir kafede tesadüfen tanıştık.

coincidences can make life more interesting.

tesadüfler hayatı daha ilginç hale getirebilir.

two old friends meeting again is often a series of coincidences.

iki eski arkadaşın tekrar bir araya gelmesi genellikle bir dizi tesadüftür.

coincidences remind us that life is unpredictable.

tesadüfler hayatın öngörülemez olduğunu bize hatırlatır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now