| Plural | comradelinesses |
comradeliness spirit
arkadaşlık ruhu
comradeliness bond
arkadaşlık bağı
comradeliness attitude
arkadaşlık tutumu
comradeliness culture
arkadaşlık kültürü
comradeliness values
arkadaşlık değerleri
comradeliness support
arkadaşlık desteği
comradeliness community
arkadaşlık topluluğu
comradeliness experience
arkadaşlık deneyimi
comradeliness connection
arkadaşlık bağlantısı
comradeliness friendship
arkadaşlık dostluğu
his comradeliness made the difficult times more bearable.
Onun dayanışması zor zamanları daha katlanılabilir hale getirdi.
the team's comradeliness fostered a strong bond among the members.
Ekibin dayanışması ekip üyeleri arasında güçlü bir bağ oluşturdu.
comradeliness is essential for effective teamwork.
Dayanışma, etkili ekip çalışması için önemlidir.
we celebrated our comradeliness with a big party.
Dayanışmamızı büyük bir partiyle kutladık.
his speech emphasized the importance of comradeliness in the workplace.
Konuşmasında işyerinde dayanışmanın önemini vurguladı.
the soldiers relied on their comradeliness to survive the harsh conditions.
Askerler, zorlu koşullarda hayatta kalmak için dayanışmalarına güvendiler.
comradeliness can help overcome challenges in any group.
Dayanışma, herhangi bir grupta karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.
she appreciated the comradeliness of her colleagues during tough projects.
Zorlu projeler sırasında meslektaşlarının dayanışmasını takdir etti.
the sense of comradeliness grew stronger after the shared experience.
Paylaşılan deneyimden sonra dayanışma duygusu daha da güçlendi.
they built a culture of comradeliness within the organization.
Kurum içinde dayanışma kültürü oluşturdular.
comradeliness spirit
arkadaşlık ruhu
comradeliness bond
arkadaşlık bağı
comradeliness attitude
arkadaşlık tutumu
comradeliness culture
arkadaşlık kültürü
comradeliness values
arkadaşlık değerleri
comradeliness support
arkadaşlık desteği
comradeliness community
arkadaşlık topluluğu
comradeliness experience
arkadaşlık deneyimi
comradeliness connection
arkadaşlık bağlantısı
comradeliness friendship
arkadaşlık dostluğu
his comradeliness made the difficult times more bearable.
Onun dayanışması zor zamanları daha katlanılabilir hale getirdi.
the team's comradeliness fostered a strong bond among the members.
Ekibin dayanışması ekip üyeleri arasında güçlü bir bağ oluşturdu.
comradeliness is essential for effective teamwork.
Dayanışma, etkili ekip çalışması için önemlidir.
we celebrated our comradeliness with a big party.
Dayanışmamızı büyük bir partiyle kutladık.
his speech emphasized the importance of comradeliness in the workplace.
Konuşmasında işyerinde dayanışmanın önemini vurguladı.
the soldiers relied on their comradeliness to survive the harsh conditions.
Askerler, zorlu koşullarda hayatta kalmak için dayanışmalarına güvendiler.
comradeliness can help overcome challenges in any group.
Dayanışma, herhangi bir grupta karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.
she appreciated the comradeliness of her colleagues during tough projects.
Zorlu projeler sırasında meslektaşlarının dayanışmasını takdir etti.
the sense of comradeliness grew stronger after the shared experience.
Paylaşılan deneyimden sonra dayanışma duygusu daha da güçlendi.
they built a culture of comradeliness within the organization.
Kurum içinde dayanışma kültürü oluşturdular.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir