To conclude
Sonuç olarak
concluding remarks
Sonuç değerlendirmeleri
The concluding remarks of the speech left a lasting impression on the audience.
Konuşmanın sonuç bölümündeki açıklamalar, dinleyicilerde kalıcı bir izlenim bıraktı.
She is in the process of concluding a major business deal.
Büyük bir iş anlaşmasını sonuçlandırma sürecinde.
The concluding chapter of the book tied up all the loose ends.
Kitabın sonuç bölümü, tüm gevşek uçları bağladı.
The concluding part of the research paper summarized the key findings.
Araştırma makalesinin sonuç bölümü, temel bulguları özetledi.
We are concluding our investigation into the matter.
Bu konuya ilişkin soruşturmamızı sonlandırıyoruz.
The concluding stages of the project are crucial for its success.
Projenin sonuç aşamaları, başarısı için çok önemlidir.
The concluding paragraph of the essay summarized the main points.
Denemenin sonuç paragrafı, ana noktaları özetledi.
The concluding scene of the movie brought tears to many viewers.
Filmin sonuç sahnesi, birçok izleyiciye gözyaşı getirdi.
The concluding remarks of the meeting highlighted the need for further discussion.
Toplantının sonuç bölümündeki açıklamalar, daha fazla tartışma ihtiyacını vurguladı.
The concluding part of the event featured a special performance by a renowned artist.
Etkinliğin sonuç bölümünde ünlü bir sanatçının özel bir gösterisi yer aldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir