The constricting dress was uncomfortable to wear.
Sıkı elbise giymek rahatsızdı.
His constricting grip made it hard to breathe.
Sıkı tutuşu nefes almayı zorlaştırdı.
The constricting rules stifled creativity.
Sıkı kurallar yaratıcılığı boğdu.
I feel constricted in this small room.
Bu küçük odada sıkışmış hissediyorum.
The constricting feeling in my chest was overwhelming.
Göğsümdeki sıkıştırıcı his çok büyüktü.
She felt constricted by societal expectations.
Toplumun beklentileri tarafından sıkışmış hissetti.
The constricting traffic jam delayed our arrival.
Sıkışan trafik sıkışması gelişimizi geciktirdi.
The constricting bandage helped reduce swelling.
Sıkı pansuman şişliği azaltmaya yardımcı oldu.
His constricting beliefs limited his worldview.
Sıkı inançları dünya görüşünü sınırladı.
The constricting financial situation forced them to make tough decisions.
Sıkışmış mali durum onları zor kararlar almaya zorladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir