loud croaking
gürültülü vuruş
I could hear croaking of the frogs .
Kurbağaların sesini duyabiliyordum.
without croaking, it may be observed that our government is upon a dangerous experiment.
Kurulmayan durumda, hükümetimizin tehlikeli bir deney üzerinde olduğu gözlemlenebilir.
The frogs were croaking loudly by the pond.
Kurbağalar havuzun yanında yüksek sesle vura vuruyordu.
I woke up to the sound of croaking coming from the backyard.
Bahçeden gelen vura vura sesleriyle uyandım.
The croaking of the frogs filled the night air with a soothing melody.
Kurbağaların vura vura sesi, gece havasını sakin bir melodiyle doldurdu.
The croaking of the toads signaled the beginning of the rainy season.
Kurbağaların vura vura sesi, yağmurlu mevsimin başlangıcını işaret etti.
The swamp was alive with the croaking of frogs and the buzzing of insects.
Kurbağaların vura vura sesi ve böceklerin vızıltısıyla bataklık canlıydı.
The eerie croaking sound echoed through the dark forest.
Garip vura vura sesi, karanlık ormanda yankılandı.
As night fell, the croaking chorus of the frogs began.
Gece çökerken, kurbağaların vura vura korosu başladı.
The old well was surrounded by a chorus of croaking frogs.
Eski kuyu, vura vura kurbağaların korosuyla çevriliydi.
The croaking of the bullfrog could be heard from across the pond.
Sürekli vuran kurbağanın sesi, havuzun karşısından duyulabiliyordu.
The croaking of the frogs provided a calming background noise to the evening.
Kurbağaların vura vura sesi, akşam için sakin bir arka plan gürültüsü sağlıyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir