cryes

[ABD]/kraɪz/
[İngiltere]/kraɪz/

Çeviri

n. crye kelimesinin çoğulu; ağlamak veya gözyaşı dökmek gibi olaylar.

Örnek Cümleler

the desperate plea for help cryes out from the pages of the old manuscript.

Eski manüskriptin sayfalarından umutsuz yardım isteği duyuluyor.

as the harsh winter approaches, the migrating bird cryes for its lost flock.

Sert kış yaklaşırken göçmen kuş, kayıp kovuğunu arıyor.

my heart cryes out for justice after seeing such terrible injustice.

Böyle bir adaletsizlikten sonra kalbim adalet için çığlık atıyor.

the abandoned house cryes in the wind as the storm passes through.

Fırtına geçerken terk edilmiş ev rüzgarla çığlık atıyor.

she cryes tears of joy upon reuniting with her family.

Ailesiyle yeniden birleştiğinde mutluluk gözyaşları döküyor.

the old floorboard cryes loudly whenever someone walks across the room.

Birisi odanın üzerinden geçtiğinde eski zemin tahtası yüksek sesle çığlık atıyor.

a voice cryes in the wilderness, warning us of impending danger.

Boşlukta bir ses, yaklaşan tehlikeyi bize uyardı.

the innocent child cryes out for his mother in the middle of the night.

Gece ortasında masum çocuk annesini çağırdı.

the rusty hinge cryes out for a few drops of oil.

Korozyonlu kilit birkaç damla yağ istiyor.

every statue in the memorial cryes with the memory of the fallen.

Şehitlerin anısına yapılan anıtsal her heykel, onların anısını duyuyor.

his stomach cryes for food after three days of fasting.

Üç gün oruç tuttuğundan sonra midesi yemek istiyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir