muy dañino
Turkish_translation
dañino para la salud
Turkish_translation
efecto dañino
Turkish_translation
químicos dañinos
Turkish_translation
dañino al ambiente
Turkish_translation
componente dañino
Turkish_translation
altamente dañino
Turkish_translation
impacto dañino
Turkish_translation
resultado dañino
Turkish_translation
the pollutant is dañino to marine life.
Atık, deniz yaşamına zararlıdır.
this chemical substance is very dañino for children.
Bu kimyasal madde çocuklar için çok zararlıdır.
smoking is a dañino habit that causes cancer.
Sigara, kansere neden olan zararlı bir alışkanlıktır.
the rumor proved to be dañino to his reputation.
İddia, onun ününü zararlı hale getirdi.
excessive alcohol consumption is dañino to your health.
Aşırı alkol tüketimi sağlığınıza zararlıdır.
this invasive species is particularly dañino to the ecosystem.
Bu invazif tür, ekosistem için özellikle zararlıdır.
the criticism was unfairly dañino to her career.
Kritik, kariyerine adil olmayan şekilde zararlıydı.
prolonged uv exposure can be dañino to skin cells.
Uzun süreli UV maruziyeti cilt hücrelerine zararlı olabilir.
this malware has a dañino effect on computer systems.
Bu zararlı yazılım, bilgisayar sistemlerine zararlı etki yaratır.
the fake news article was dañino to the brand's image.
Yalan haber makalesi, markanın imajına zararlıydı.
sugar is particularly dañino when consumed in excess.
Şeker, aşırı tüketildiğinde özellikle zararlıdır.
radioactive materials are extremely dañino to human tissue.
Radyoaktif maddeler, insan dokularına çok zararlıdır.
muy dañino
Turkish_translation
dañino para la salud
Turkish_translation
efecto dañino
Turkish_translation
químicos dañinos
Turkish_translation
dañino al ambiente
Turkish_translation
componente dañino
Turkish_translation
altamente dañino
Turkish_translation
impacto dañino
Turkish_translation
resultado dañino
Turkish_translation
the pollutant is dañino to marine life.
Atık, deniz yaşamına zararlıdır.
this chemical substance is very dañino for children.
Bu kimyasal madde çocuklar için çok zararlıdır.
smoking is a dañino habit that causes cancer.
Sigara, kansere neden olan zararlı bir alışkanlıktır.
the rumor proved to be dañino to his reputation.
İddia, onun ününü zararlı hale getirdi.
excessive alcohol consumption is dañino to your health.
Aşırı alkol tüketimi sağlığınıza zararlıdır.
this invasive species is particularly dañino to the ecosystem.
Bu invazif tür, ekosistem için özellikle zararlıdır.
the criticism was unfairly dañino to her career.
Kritik, kariyerine adil olmayan şekilde zararlıydı.
prolonged uv exposure can be dañino to skin cells.
Uzun süreli UV maruziyeti cilt hücrelerine zararlı olabilir.
this malware has a dañino effect on computer systems.
Bu zararlı yazılım, bilgisayar sistemlerine zararlı etki yaratır.
the fake news article was dañino to the brand's image.
Yalan haber makalesi, markanın imajına zararlıydı.
sugar is particularly dañino when consumed in excess.
Şeker, aşırı tüketildiğinde özellikle zararlıdır.
radioactive materials are extremely dañino to human tissue.
Radyoaktif maddeler, insan dokularına çok zararlıdır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir