depleters

[US]/dɪˈpliːtə/
[UK]/dɪˈpliːtər/

Translation

n. kaynakları veya malzemeleri tüketen bir kişi veya şey

Phrases & Collocations

energy depleter

enerji tüketicisi

resource depleter

kaynak tüketicisi

time depleter

zaman tüketicisi

fuel depleter

yakıt tüketicisi

water depleter

su tüketicisi

capital depleter

sermaye tüketicisi

nutrient depleter

besin maddesi tüketicisi

carbon depleter

karbon tüketicisi

minerals depleter

mineral tüketicisi

battery depleter

pil tüketicisi

Example Sentences

the battery is a major depleter of energy in the device.

Pil, cihazda enerjiyi önemli ölçüde tüketen bir faktördür.

water is a crucial depleter in drought-prone regions.

Kuraklıkların yaşandığı bölgelerde su, hayati bir tüketici faktörüdür.

overfishing acts as a depleter of marine resources.

Aşırı avlanma, deniz kaynaklarının tüketen bir faktörüdür.

excessive use of fertilizers can be a depleter of soil nutrients.

Aşırı gübre kullanımı, toprak besin maddelerini tüketen bir faktör olabilir.

the depleter of our natural resources is a growing concern.

Doğal kaynaklarımızı tüketen şey, giderek büyüyen bir endişe kaynağıdır.

air conditioning units are significant depleters of electricity.

Klima santralleri, elektriği önemli ölçüde tüketen cihazlardır.

plastic waste is a depleter of our environment.

Plastik atıklar, çevremizi tüketen bir faktördür.

high consumption rates make cities a depleter of resources.

Yüksek tüketim oranları, şehirleri kaynak tüketen yerlere dönüştürmektedir.

deforestation is a major depleter of biodiversity.

Ormansızlaşma, biyolojik çeşitliliği tüketen önemli bir faktördür.

industrial activities can be significant depleters of clean air.

Sanayi faaliyetleri, temiz havayı tüketen önemli faktörler olabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now