derails plans
planları raydan çıkarır
derails progress
ilerlemeyi raydan çıkarır
derails efforts
çabaları raydan çıkarır
derails conversation
sohbeti raydan çıkarır
derails project
projeyi raydan çıkarır
derails meeting
toplantıyı raydan çıkarır
derails strategy
stratejiyi raydan çıkarır
derails discussion
tartışmayı raydan çıkarır
derails initiative
başlatmayı raydan çıkarır
the unexpected rain derails our plans for the picnic.
Beklenmedik yağmur, piknik planlarımızı bozuyor.
his sudden illness derails the project timeline.
Ani rahatsızlığı, proje zaman çizelgesini bozuyor.
political debates often derail important discussions.
Siyasi tartışmalar, önemli tartışmaları sık sık bozuyor.
a lack of funding can easily derail a startup.
Yetersiz fonlama, bir startup'ı kolayca bozabilir.
she felt that gossip could derail her career.
Dedikodilerin kariyerini bozabileceğini düşündü.
technical issues can derail a live presentation.
Teknik sorunlar, canlı bir sunumu bozabilir.
distractions in the classroom can derail student learning.
Sınıftaki dikkat dağıtıcı unsurlar, öğrenci başarısını bozabilir.
the train derails due to a malfunction.
Arıza nedeniyle tren raydan çıkıyor.
she worries that a bad review could derail her chances.
Kötü bir eleştirinin şansını zedeleyebileceğini düşünüyor.
his comments derailed the meeting's main agenda.
Yorumları toplantının ana gündemini bozdu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir