dismayed

[US]/dɪsˈmeɪd/
[UK]/dɪsˈmeɪd/
Frequency: Very High

Translation

adj. şok olmuş; cesareti kırılmış; hayal kırıklığına uğramış.
Word Forms
Past Tensedismayed
Past Participledismayed

Phrases & Collocations

feel dismayed

hayal kırıklığına uğramak

look dismayed

hayal kırıklığına uğramış görünmek

Example Sentences

I was dismayed at the news.

Haber karşısında şaşkına döndüm.

they were dismayed by the U-turn in policy.

Politika değişikliği karşısında hayal kırıklığına uğradılar.

He was dismayed at the size of his adversary.

Rakibinin büyüklüğü karşısında şaşırdı.

He was dismayed at his lack of understanding.

Anlayış eksikliği karşısında şaşırdı.

The thought that she might fail the history test dismayed her.

Tarih sınavında başarısız olabileceği düşüncesi onu endişelendirdi.

I was dismayed to learn that she had failed again.

Tekrar başarısız olduğunu öğrenmek beni hayal kırıklığına uğrattı.

The news of plummeting stock prices dismayed speculators.

Düşen hisse senedi fiyatları haberi yatırımcıları hayal kırıklığına uğrattı.

He was dismayed when he found his wallet gone.

Cüzdanının kaybolduğunu görünce şaşırdı.

I was dismayed when I recongnized the voice of Mrs Bates.

Bayan Bates'in sesini duyunca şaşırdım.

was dismayed to learn that her favorite dancer used drugs.

En sevdiği dansçının uyuşturucu kullandığını öğrenmek beni hayal kırıklığına uğrattı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now