disunion

[US]/dɪsˈjuːnɪən/
[UK]/dɪsˈjunɪn/
Frequency: Very High

Translation

n. ayrılma; bölünme; birlik eksikliği; bölme eylemi
Word Forms
Pluraldisunions

Phrases & Collocations

disunion of states

devletlerin ayrılığı

disunion and conflict

ayrılık ve çatışma

disunion effects

ayrılığın etkileri

disunion crisis

ayrılık krizi

disunion issues

ayrılık sorunları

disunion causes

ayrılığın nedenleri

disunion fears

ayrılık korkuları

disunion debate

ayrılık tartışması

disunion threats

ayrılık tehditleri

disunion history

ayrılığın tarihi

Example Sentences

the disunion of the two factions weakened their overall strength.

iki fraksiyonun ayrılığı, genel güçlerini zayıflattı.

disunion among team members can lead to poor performance.

Ekip üyeleri arasındaki ayrılık, zayıf performansa yol açabilir.

the country faced disunion during the political crisis.

Ülke, siyasi kriz sırasında ayrılıkla karşı karşıya kaldı.

efforts to prevent disunion in the community were successful.

Toplumda ayrılığı önlemek için yapılan çabalar başarılı oldu.

disunion often arises from misunderstandings and lack of communication.

Ayrılık genellikle yanlış anlamalardan ve iletişim eksikliğinden kaynaklanır.

the disunion of the family left emotional scars.

Ailenin ayrılığı duygusal izler bıraktı.

they worked hard to mend the disunion caused by the conflict.

Çatışma nedeniyle yaşanan ayrılığı onarmak için çok çalıştılar.

disunion can be detrimental to achieving common goals.

Ayrılık, ortak hedeflere ulaşmayı olumsuz etkileyebilir.

the disunion of the alliance surprised many observers.

İttifakın ayrılığı birçok gözlemciyi şaşırttı.

historical disunion has shaped the identity of the nation.

Tarihsel ayrılık, ulusun kimliğini şekillendirdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now