enliveningly bright
canlı bir şekilde parlak
enliveningly fresh
canlı bir şekilde taze
enliveningly fun
canlı bir şekilde eğlenceli
enliveningly bold
canlı bir şekilde cesur
enliveningly creative
canlı bir şekilde yaratıcı
enliveningly lively
canlı bir şekilde canlı
enliveningly engaging
canlı bir şekilde ilgi çekici
enliveningly vibrant
canlı bir şekilde canlı ve enerjik
enliveningly dynamic
canlı bir şekilde dinamik
enliveningly inspiring
canlı bir şekilde ilham verici
the music enliveningly filled the room with energy.
Müzik, odayı enerjiyle neşelendirdi.
her stories enliveningly captured everyone's attention.
Onun hikayeleri herkesin dikkatini neşeyle çekti.
the teacher spoke enliveningly, making the lesson enjoyable.
Öğretmen dersi eğlenceli hale getirerek neşeyle konuştu.
the colorful decorations enliveningly transformed the space.
Renkli dekorasyonlar alanı neşeyle dönüştürdü.
his jokes enliveningly lightened the mood during the meeting.
Onun şakaları toplantı sırasında havayı neşeyle aydınlattı.
the festival enliveningly brought the community together.
Festival topluluğu neşeyle bir araya getirdi.
the play was performed enliveningly, captivating the audience.
Oyun, seyirciyi büyüleyerek neşeyle sergilendi.
she spoke enliveningly about her travels around the world.
Dünya çapındaki gezileri hakkında neşeyle konuştu.
the lively discussion enliveningly sparked new ideas.
Canlı tartışma yeni fikirleri neşeyle ateşledi.
the art exhibit was enliveningly interactive for visitors.
Sanat sergisi ziyaretçiler için neşeyle etkileşimliydi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir