evoked

[ABD]/ɪˈvəʊkt/
[İngiltere]/ɪˈvoʊkt/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. geçmiş zaman ve geçmiş participle evoke
adj. indüklenmiş veya sebep olmuş

İfadeler ve Kalıplar

evoked memories

canlı anılar

evoked emotions

canlı duygular

evoked thoughts

canlı düşünceler

evoked feelings

canlı hisler

evoked images

canlı imgeler

evoked responses

uyandırdığı tepkiler

evoked nostalgia

canlı nostalji

evoked ideas

canlı fikirler

evoked sensations

canlı duyumlar

evoked curiosity

canlı merak

Örnek Cümleler

the movie evoked strong emotions in the audience.

Film, izleyicilerde güçlü duygular uyandırdı.

her speech evoked memories of my childhood.

Konuşması çocukluğuma ait anıları canlandırdı.

the painting evoked a sense of nostalgia.

Tablo, özlem duygusu uyandırdı.

his words evoked a response from the crowd.

Sözleri kalabalığın tepkisine yol açtı.

the music evoked feelings of joy and happiness.

Müzik, neşe ve mutluluk duygularını uyandırdı.

the novel evoked vivid images of the past.

Roman, geçmişin canlı imgelerini canlandırdı.

the scent of the flowers evoked pleasant memories.

Çiçeklerin kokusu hoş anıları canlandırdı.

her laughter evoked a sense of warmth and comfort.

Gülüşü sıcaklık ve rahatlık hissi uyandırdı.

the documentary evoked awareness of environmental issues.

Belgesel, çevresel sorunlara yönelik farkındalık yarattı.

the story evoked a powerful sense of empathy.

Hikaye, güçlü bir empati duygusu uyandırdı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir