existences

[US]/ɪɡˈzɪstənsɪz/
[UK]/ɪɡˈzɪstənsɪz/
Frequency: Very High

Translation

n. var olma veya mevcut olma durumu; yaşam veya hayatta kalma biçimi

Phrases & Collocations

multiple existences

çoklu varoluşlar

parallel existences

paralel varoluşlar

shared existences

paylaşılan varoluşlar

intertwined existences

birbirine geçmiş varoluşlar

unique existences

benzersiz varoluşlar

virtual existences

sanal varoluşlar

coexisting existences

birlikte var olan varoluşlar

different existences

farklı varoluşlar

temporary existences

geçici varoluşlar

alien existences

uzaylı varoluşlar

Example Sentences

many existences in the universe remain unexplored.

evrende keşfedilmemiş pek çok varoluş vardır.

philosophers often debate the nature of existences.

filozoflar sıklıkla varoluşların doğasını tartışırlar.

different existences can coexist peacefully.

farklı varoluşlar barış içinde bir arada var olabilir.

existences beyond our understanding challenge our perceptions.

anlayışımızın ötesindeki varoluşlar algılarımızı zorlar.

some existences are linked to ancient myths.

bazı varoluşlar antik mitlerle bağlantılıdır.

existences on earth vary greatly from one region to another.

dünya üzerindeki varoluşlar bir bölgeden diğerine büyük farklılıklar gösterir.

scientists search for evidence of extraterrestrial existences.

bilim insanları, dünya dışı varoluşlara dair kanıtlar ararlar.

existences in literature often reflect human experiences.

edebiyattaki varoluşlar genellikle insan deneyimlerini yansıtır.

we must respect all forms of existences around us.

etrafımızdaki tüm varoluş biçimlerine saygı duymalıyız.

the concept of existences expands our understanding of life.

varoluş kavramı hayat anlayışımızı genişletir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now