faltering

[ABD]/'fɔ:ltəriŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. 주저 eden, 비틀enen, 주저 eden

Örnek Cümleler

speak in a faltering voice

titrek bir sesle konuşmak

4 Your words have upheld the stumbler; you have strengthened his faltering knees.

4 Sözleriniz tökezleyen kişiyi destekledi; sendeleyen dizlerini güçlendirdiniz.

Her faltering voice betrayed her nervousness.

Onayışlı sesi, sinirlerini ele verdi.

The team's faltering performance raised concerns among the fans.

Takımın düşüş gösteren performansı, taraftarlar arasında endişe yarattı.

His faltering steps indicated his exhaustion.

Dengesiz adımları, yorgunluğunu gösteriyordu.

The company's faltering sales led to layoffs.

Şirketin düşen satışları işten çıkarmalara yol açtı.

Despite his faltering health, he continued to work tirelessly.

Sağlığı düşmesine rağmen, durmaksızın çalışmaya devam etti.

The economy showed signs of faltering growth.

Ekonomi, yavaşlayan bir büyüme belirtisi gösterdi.

The student's faltering grades improved with extra tutoring.

Öğrencinin düşen notları, ek derslerle iyileşti.

The team's faltering defense cost them the game.

Takımın zayıf performansı, onları maçı kaybettirdi.

His faltering confidence hindered his ability to speak in public.

Kendine olan güveninin azalması, kamusal alanda konuşma yeteneğini etkiledi.

The project's progress has been faltering due to lack of funding.

Projenin ilerlemesi, fon eksikliği nedeniyle aksadı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir