farawayness

[US]/fɑːrəˈweɪnəs/
[UK]/færəˈweɪnəs/

Translation

n. uzak bir yerde olma durumu veya niteliği
Word Forms

Phrases & Collocations

farawayness echoes

derin uzaklık

the farawayness of stars

ezici uzaklık

farawayness felt

derin uzaklık

farawayness lies

garip uzaklık

farawayness remains

sonsuz uzaklık

farawayness calls

ebedi uzaklık

farawayness lingers

duygusal uzaklık

farawayness fades

manevi uzaklık

farawayness hangs

saf uzaklık

Example Sentences

the farawayness of the mountains created a sense of isolation.

Dağların uzaklığı bir izolasyon hissi yarattı.

i was struck by the farawayness in her eyes.

Onların gözlerindeki uzaklık beni etkiledi.

the farawayness of the past seemed like a dream.

Geçmişin uzaklığı bir rüya gibi görünüyordu.

there was a certain farawayness to his voice.

Sesinde belli bir uzaklık vardı.

she spoke with farawayness in her tone.

Tonunda bir uzaklık vardı.

the farawayness of the stars made me feel small.

Yıldızların uzaklığı beni küçük hissettirdi.

i felt the farawayness of my childhood home.

Çocukluk evimin uzaklığını hissettim.

the farawayness of the city lights was mesmerizing.

Şehir ışıklarının uzaklığı büyüleyiciydi.

he gazed into the farawayness of the horizon.

Ufkun uzaklığına baktı.

the farawayness between them grew with time.

Zamanla aralarındaki uzaklık arttı.

she sensed the farawayness of his thoughts.

Onun düşüncelerindeki uzaklığı sezdi.

the painting captured the farawayness of a distant memory.

Resim, uzak bir anının uzaklığını yakaladı.

the farawayness of the desert landscape felt infinite.

Çöl manzarasının uzaklığı sonsuz gibiydi.

he experienced a strange farawayness during the meditation.

Meditasyon sırasında garip bir uzaklık yaşadı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now