fazing out
aşamalı olarak ortadan kaldırılma
not fazing
endişelenmiyor
fazing in
aşamalı olarak dahil etme
fazing effect
aşamalı etki
fazing change
aşamalı değişiklik
fazing process
aşamalı süreç
fazing issue
aşamalı sorun
fazing strategy
aşamalı strateji
fazing approach
aşamalı yaklaşım
fazing transition
aşamalı geçiş
he was fazing out of the conversation.
O konuşmadan uzaklaşıyordu.
don't let the challenges faze you.
Zorlukların seni etkilemesine izin verme.
she was fazing into a state of relaxation.
Rahatlama haline doğru kayıyordu.
fazing out of the crowd can be difficult.
Kalabalığın arasından kaybolmak zor olabilir.
the loud noise didn't faze him at all.
Yüksek ses bile onu etkilemedi.
he tried not to faze her with his comments.
Yorumlarıyla onu etkilememeye çalıştı.
she was fazing out of reality during the movie.
Film sırasında gerçeklikten uzaklaşıyordu.
fazing between different tasks can be exhausting.
Farklı görevler arasında geçiş yapmak yorucu olabilir.
he felt fazed by the unexpected news.
Beklenmedik haberden dolayı gergin hissetti.
don't let anything faze your confidence.
Kendinize güveninizi sarsacak hiçbir şeye izin vermeyin.
fazing out
aşamalı olarak ortadan kaldırılma
not fazing
endişelenmiyor
fazing in
aşamalı olarak dahil etme
fazing effect
aşamalı etki
fazing change
aşamalı değişiklik
fazing process
aşamalı süreç
fazing issue
aşamalı sorun
fazing strategy
aşamalı strateji
fazing approach
aşamalı yaklaşım
fazing transition
aşamalı geçiş
he was fazing out of the conversation.
O konuşmadan uzaklaşıyordu.
don't let the challenges faze you.
Zorlukların seni etkilemesine izin verme.
she was fazing into a state of relaxation.
Rahatlama haline doğru kayıyordu.
fazing out of the crowd can be difficult.
Kalabalığın arasından kaybolmak zor olabilir.
the loud noise didn't faze him at all.
Yüksek ses bile onu etkilemedi.
he tried not to faze her with his comments.
Yorumlarıyla onu etkilememeye çalıştı.
she was fazing out of reality during the movie.
Film sırasında gerçeklikten uzaklaşıyordu.
fazing between different tasks can be exhausting.
Farklı görevler arasında geçiş yapmak yorucu olabilir.
he felt fazed by the unexpected news.
Beklenmedik haberden dolayı gergin hissetti.
don't let anything faze your confidence.
Kendinize güveninizi sarsacak hiçbir şeye izin vermeyin.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir