light fluoresces
ışık floresan yayar
material fluoresces
malzeme floresan yayar
solution fluoresces
çözelti floresan yayar
sample fluoresces
numune floresan yayar
substance fluoresces
madde floresan yayar
compound fluoresces
bileşik floresan yayar
dye fluoresces
boya floresan yayar
cell fluoresces
hücre floresan yayar
solution fluoresces brightly
çözelti parlak bir şekilde floresan yayar
object fluoresces
nesne floresan yayar
the mineral fluoresces under ultraviolet light.
mineral, mor ötesi ışık altında parlar.
some species of jellyfish fluoresce in dark waters.
karanlık sularda bazı denizanası türleri parlar.
the paint fluoresces brightly when exposed to black light.
boya, siyah ışığa maruz kaldığında parlak bir şekilde parlar.
fluoresces can help scientists study biological processes.
parlama, bilim insanlarının biyolojik süreçleri incelemelerine yardımcı olabilir.
under certain conditions, the substance fluoresces green.
belirli koşullar altında, madde yeşil parlar.
fluoresces is often used in medical imaging techniques.
parlama, tıbbi görüntüleme tekniklerinde sıklıkla kullanılır.
the dye fluoresces when it comes into contact with water.
boya, suyla temas ettiğinde parlar.
many minerals fluoresce under specific lighting conditions.
birçok mineral, belirli aydınlatma koşullarında parlar.
in the dark, the rocks fluoresce with vibrant colors.
karanlıkta, kayalar canlı renklerle parlar.
researchers found that the protein fluoresces when bound to dna.
araştırmacılar, proteinin dna'ya bağlandığında parladığını buldular.
light fluoresces
ışık floresan yayar
material fluoresces
malzeme floresan yayar
solution fluoresces
çözelti floresan yayar
sample fluoresces
numune floresan yayar
substance fluoresces
madde floresan yayar
compound fluoresces
bileşik floresan yayar
dye fluoresces
boya floresan yayar
cell fluoresces
hücre floresan yayar
solution fluoresces brightly
çözelti parlak bir şekilde floresan yayar
object fluoresces
nesne floresan yayar
the mineral fluoresces under ultraviolet light.
mineral, mor ötesi ışık altında parlar.
some species of jellyfish fluoresce in dark waters.
karanlık sularda bazı denizanası türleri parlar.
the paint fluoresces brightly when exposed to black light.
boya, siyah ışığa maruz kaldığında parlak bir şekilde parlar.
fluoresces can help scientists study biological processes.
parlama, bilim insanlarının biyolojik süreçleri incelemelerine yardımcı olabilir.
under certain conditions, the substance fluoresces green.
belirli koşullar altında, madde yeşil parlar.
fluoresces is often used in medical imaging techniques.
parlama, tıbbi görüntüleme tekniklerinde sıklıkla kullanılır.
the dye fluoresces when it comes into contact with water.
boya, suyla temas ettiğinde parlar.
many minerals fluoresce under specific lighting conditions.
birçok mineral, belirli aydınlatma koşullarında parlar.
in the dark, the rocks fluoresce with vibrant colors.
karanlıkta, kayalar canlı renklerle parlar.
researchers found that the protein fluoresces when bound to dna.
araştırmacılar, proteinin dna'ya bağlandığında parladığını buldular.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir