forensics team
adli ekip
forensic evidence
adli kanıt
forensic science
adli bilim
forensic analysis
adli analiz
forensic investigation
adli soruşturma
forensic report
adli rapor
forensic expert
adli uzman
doing forensics
adli tıp ile uğraşmak
forensic lab
adli laboratuvar
forensic testing
adli test
the forensics team meticulously analyzed the dna evidence.
adli tıp ekibi, dna kanıtlarını titizlikle analiz etti.
forensics plays a crucial role in solving complex criminal cases.
Adli tıp, karmaşık ceza davalarını çözmede önemli bir rol oynar.
he is a highly skilled forensic scientist with years of experience.
O, yıllarca deneyime sahip son derece yetenekli bir adli bilim insanıdır.
the crime scene investigation involved extensive forensics work.
Olay yeri incelemesi kapsamlı adli tıp çalışmaları içeriyordu.
ballistics forensics determined the type of firearm used.
Bölistik adli tıp, kullanılan silah tipini belirledi.
digital forensics uncovered deleted files on the suspect's computer.
Dijital adli tıp, şüphelinin bilgisayarındaki silinmiş dosyaları ortaya çıkardı.
forensics reports were presented as evidence in court.
Adli tıp raporları mahkemede delil olarak sunuldu.
the police relied on forensic analysis to identify the victim.
Polis, kurbanı belirlemek için adli analizlere güvendi.
advances in forensics have improved crime detection rates.
Adli tıp alanındaki gelişmeler suç tespit oranlarını iyileştirdi.
she pursued a career in forensic pathology after medical school.
Tıp eğitimi sonrası adli patoloji alanında bir kariyere başladı.
the lab conducts forensic testing on various samples.
Laboratuvar çeşitli numuneler üzerinde adli tıp testleri yapıyor.
fingerprint forensics helped link the suspect to the crime scene.
Parmak izi adli tıp, şüpheliyi olay yerine bağlamaya yardımcı oldu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir