happy fortuity
mutlu rastlantı
fortuity of fate
kaderin rastlantısı
fortuity strikes
rastlantı vurur
serendipitous fortuity
serendipitous rastlantı
fortuity in life
hayattaki rastlantı
fortuity brings
rastlantı getirir
fortuity occurs
rastlantı olur
fortuity and chance
rastlantı ve şans
unexpected fortuity
beklenmedik rastlantı
fortuity of events
olayların rastlantısı
it was a fortuity that we met at the conference.
Konferansta tanışmamız bir tesadüftü.
her success was due to a fortuity of circumstances.
Başarısı, bir dizi çevresel tesadüflere bağlıydı.
fortuity often plays a role in our lives.
Tesadüf, hayatımızda sık sık rol oynar.
they stumbled upon the treasure by pure fortuity.
Tamamen bir tesadüf sonucu hazineye denk düştüler.
fortuity can lead to unexpected opportunities.
Tesadüf, beklenmedik fırsatlara yol açabilir.
his career took off because of a fortuity encounter.
Kariyeri, bir tesadüfi karşılaşma sayesinde yükseldi.
sometimes, fortuity is more powerful than planning.
Bazen, tesadüf planlamadan daha güçlü olabilir.
they credited their good fortune to a fortuity event.
Şanslarını bir tesadüfi olaya bağladılar.
fortuity can change the course of history.
Tesadüf tarihin seyrini değiştirebilir.
we often overlook the role of fortuity in our decisions.
Kararlarımızda tesadüfün rolünü sıklıkla göz ardı ediyoruz.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir