fostering

[US]/'fɔ:stəriŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. beslemek, teşvik etmek, cesaretlendirmek, bakmak ve bir koruyucu ailede başkalarına destek olmak.
Word Forms
Present Participlefostering
Pluralfosterings

Phrases & Collocations

fostering relationships

ilişkileri güçlendirmek

fostering creativity

yaratıcılığı teşvik etmek

fostering innovation

yeniliği teşvik etmek

fostering collaboration

işbirliğini teşvik etmek

fostering growth

büyümeyi teşvik etmek

Example Sentences

when fostering out a child, placement workers will be looking for a home similar to their own.

Bir çocuğun koruma altına alınması durumunda, yerleştirme çalışanları kendi evlerine benzer bir ev arayacaklardır.

This might entail a commitment to devolve and diffuse power as much as practicably possible by fostering ‘multiple-veto points.

Bu, 'çoklu veto noktaları' besleyerek mümkün olduğunca yetkiyi devretme ve yayma taahhüdünü içerebilir.

Fostering positive relationships is essential for a healthy work environment.

Olumlu ilişkileri geliştirmek sağlıklı bir çalışma ortamı için önemlidir.

The organization is dedicated to fostering creativity and innovation among its employees.

Kurum, çalışanları arasında yaratıcılığı ve yeniliği geliştirmeye kendini adamıştır.

Fostering a sense of community can lead to increased collaboration and teamwork.

Topluluk duygusu geliştirmek, artan işbirliği ve ekip çalışmasına yol açabilir.

Parents play a crucial role in fostering their children's development and growth.

Ebeveynler, çocuklarının gelişimi ve büyümesini desteklemede önemli bir rol oynarlar.

The school focuses on fostering a love for learning in its students.

Okul, öğrencilerinde öğrenme sevgisi geliştirmeye odaklanmaktadır.

Fostering a sense of belonging can improve employee morale and retention.

Aidiyet duygusu geliştirmek, çalışan moralini ve elde tutulmasını iyileştirebilir.

The company believes in fostering a culture of inclusivity and diversity.

Şirket, kapsayıcılık ve çeşitlilik kültürünü geliştirmeyi savunmaktadır.

Fostering a supportive environment is key to employee well-being and job satisfaction.

Destekleyici bir ortamı geliştirmek, çalışan sağlığı ve iş memnuniyeti için çok önemlidir.

The mentorship program aims at fostering leadership skills in young professionals.

Mentorluk programı, genç profesyonellerde liderlik becerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Fostering a culture of continuous learning can drive organizational growth and success.

Sürekli öğrenme kültürünü geliştirmek, organizasyonel büyüme ve başarıyı yönlendirebilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now