freckles

[US]/[frɛklz]/
[UK]/[ˈfrɛklz]/
Frequency: Very High

Translation

n. ciltte küçük, hafif kahverengi lekeler
n. (çoğul) bir dizi kırışık leke

Phrases & Collocations

freckles and tan

Lekeler ve bronzlaşma

covered in freckles

Lekelerle kaplı

has freckles

Lekeleri var

little freckles

Küçük lekeler

freckled face

Lekeli yüz

getting freckles

Lekeler oluşuyor

dark freckles

Koyu lekeler

show freckles

Lekeleri göster

freckled skin

Lekeli cilt

freckles pop

Lekeler patlar

Example Sentences

she has adorable freckles sprinkled across her nose and cheeks.

İnce ve kıvrık burununda ve yanaklarında harikulade lekeleri var.

he noticed her freckles in the bright sunlight.

Parlak güneş ışığında onun lekelerini fark etti.

my little sister loves to show off her new freckles.

Küçük kız kardeşim yeni lekelerini göstermekten hoşlanır.

freckles are a sign of spending time outdoors in the sun.

Lekeler, güneşte dışarıda zaman geçirmenin bir işarettir.

the girl's freckles gave her a unique and charming look.

Kızın lekeleri ona benzersiz ve cazip bir görünüm verdi.

he inherited his mother's freckles.

Annelerinden lekeleri miras aldı.

she used sunscreen to prevent new freckles from appearing.

Yeni lekelerin görünmesini önlemek için güneş koruyucu kullandı.

many people find freckles to be a beautiful feature.

Birçok kişi lekelerin güzel bir özellik olduğunu bulur.

the child's face was covered in summer freckles.

Çocuğun yüzü yaz lekeleriyle kaplıydı.

she blushed, and her freckles seemed to darken.

İnceledi ve lekeleri koyulaştı gibi göründü.

he admired the scattering of freckles on her shoulders.

Omuzlarındaki lekelerin dağılımını beğeniyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now