frontrunner candidate
olası aday
frontrunner status
olası durum
frontrunner team
olası ekip
frontrunner position
olası pozisyon
frontrunner choice
olası seçim
frontrunner player
olası oyuncu
frontrunner project
olası proje
frontrunner initiative
olası girişim
frontrunner proposal
olası öneri
frontrunner strategy
olası strateji
the frontrunner in the election has a strong support base.
seçimdeki ön sıralamada yer alan adayın güçlü bir destek tabanı var.
many experts believe she is the frontrunner for the award.
birçok uzman, ödül için ön sıralamada yer aldığını düşünüyor.
the frontrunner in technology innovation often sets the trends.
teknoloji yeniliği alanındaki ön sıralamada yer alan kişi genellikle trendleri belirliyor.
as a frontrunner, he must maintain his lead.
ön sıralamada yer alan kişi olarak, liderliğini koruması gerekiyor.
the frontrunner's policies are gaining traction among voters.
ön sıralamada yer alan adayın politikaları seçmenler arasında ilgi kazanıyor.
being a frontrunner comes with significant pressure.
ön sıralamada yer almak önemli bir baskı anlamına geliyor.
the frontrunner in the race finished with a remarkable time.
yarışta ön sıralamada yer alan kişi, dikkate değer bir süreyle bitirdi.
she emerged as the frontrunner after the first round of voting.
seçimin ilk turundan sonra ön sıralamada yer alan kişi olarak ortaya çıktı.
the frontrunner often attracts media attention.
ön sıralamada yer alan kişi genellikle medya ilgisi çekiyor.
in the startup world, being a frontrunner can lead to investment opportunities.
girişim dünyasında, ön sıralamada yer almak yatırım fırsatlarına yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir