funk

[ABD]/fʌŋk/
[İngiltere]/fʌŋk/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. korku; korkaklık; güçlü, hoş olmayan bir koku
vt. korkmak; kötü bir kokuya neden olmak
vi. geri çekilmek; kötü bir koku yaymak.

İfadeler ve Kalıplar

funky music

acayip müzik

funky bassline

acayip bas çalgısı

funky rhythm

acayip ritim

blue funk

mavi funk

Örnek Cümleler

She loves to dance to funky music.

O eğlenceli müziğe dans etmeyi seviyor.

The band played a funky tune that got everyone dancing.

Grup, herkesin dans etmesini sağlayan eğlenceli bir melodi çaldı.

His outfit had a funky retro vibe.

Kıyafetleri eğlenceli ve retro bir havaya sahipti.

The restaurant had a funky decor with bright colors and mismatched furniture.

Restoran, parlak renkler ve uyumsuz mobilyalarla eğlenceli bir dekora sahipti.

I'm in a bit of a funk today, not feeling very motivated.

Bugün biraz keyifsizim, pek motive hissetmiyorum.

The old record player had a funky smell of mildew.

Eski pikapta küf kokusu vardı.

She added a funky twist to the traditional recipe.

Geleneksel tarife eğlenceli bir dokunuş ekledi.

The street artist's work had a funky and urban feel to it.

Sokak sanatçısının çalışması eğlenceli ve kentsel bir hisse sahipti.

The funky beat of the drum made everyone want to dance.

Davulun eğlenceli ritmi herkesin dans etmesini sağladı.

The funky rhythm of the song had everyone grooving along.

Şarkının eğlenceli ritmi herkesin coşkuyla hareket etmesini sağladı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir