glanced quickly
hızla baktı
glanced around
etrafına bakındı
glanced back
arkasına baktı
glanced at
göz attı
glanced sideways
yana kaydırarak baktı
glanced up
yukarı baktı
glanced down
aşağı baktı
glanced briefly
kısa bir süre baktı
glanced nervously
tedirginlikle baktı
glanced knowingly
bildiği gibi baktı
she glanced at the clock and realized she was late.
Saatına baktı ve geç kaldığını fark etti.
he glanced through the magazine while waiting for his appointment.
Randevusunu beklerken dergide göz attı.
they glanced back at the house before leaving.
Ayrılmadan önce eve doğru göz attılar.
the teacher glanced over the students' papers quickly.
Öğretmen öğrencilerin ödevlerini hızlıca gözden geçirdi.
she glanced at her phone to check the time.
Saatin kaç olduğunu kontrol etmek için telefonuna baktı.
he glanced around the room, searching for his keys.
Anahtarlarını arayarak odaya göz attı.
as she walked by, he couldn't help but glance at her.
Yanı sıra yürürken ona bakmamayı engelleyemedi.
she glanced at the menu before making her choice.
Seçimini yapmadan önce menüye göz attı.
he glanced at the weather report before heading out.
Dışarı çıkmadan önce hava durumunu kontrol etmek için hava raporuna göz attı.
the child glanced at the book cover, intrigued by the pictures.
Çocuk, resimlere merakla bakarak kitabın kapağına göz attı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir