glimpses

[US]/ɡlɪmpsɪz/
[UK]/ɡlɪmpsɪz/
Frequency: Very High

Translation

n. hızlı bir bakış veya kısa bir görünüm
v. kısaca veya aniden görmek

Phrases & Collocations

brief glimpses

kısa bakışlar

rare glimpses

nadiren görünen

fleeting glimpses

kaçan bakışlar

quick glimpses

hızlı bakışlar

intimate glimpses

samimi bakışlar

vivid glimpses

canlı bakışlar

occasional glimpses

zaman zaman görünen

unexpected glimpses

beklenmedik bakışlar

hidden glimpses

gizli bakışlar

distant glimpses

uzak bakışlar

Example Sentences

we caught glimpses of the beautiful sunset.

güzel gün batımının kısa bir görüntüsünü yakaladık.

she shared glimpses of her travels on social media.

sosyal medyada seyahatlerinin kısa bir görüntüsünü paylaştı.

he offered glimpses into his creative process.

yaratıcı sürecine dair kısa bir bakış açısı sundu.

the documentary provides glimpses of wildlife in their natural habitat.

belgesel, doğal ortamlarında yaban hayatının kısa bir görüntüsünü sunuyor.

we had glimpses of the city's vibrant culture during our visit.

ziyaretimiz sırasında şehrin canlı kültürünün kısa bir görüntüsünü yakaladık.

she gave us glimpses of her plans for the future.

geleceği için yaptığı planların kısa bir görüntüsünü bize gösterdi.

glimpses of the past can often influence our present.

geçmişin kısa bir görüntüsü genellikle şimdiyi etkileyebilir.

he enjoyed glimpses of the stars through the trees.

ağaçların arasından yıldızların kısa bir görüntüsünü keyifle izledi.

we caught glimpses of the parade as we walked by.

geçerken geçitten kısa bir görüntüsünü yakaladık.

the artist's work offers glimpses of her inner thoughts.

sanatçının eserleri iç düşüncelerinin kısa bir görüntüsünü sunuyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now