The famous singer was the headliner of the music festival.
Ünlü şarkıcı, müzik festivalinin baş aktörüydü.
The headliner of the event was a well-known comedian.
Etkinliğin baş aktörü tanınmış bir komedyen idi.
The headliner band played all their hit songs.
Baş aktör grup tüm hit şarkılarını çaldı.
She was thrilled to see her favorite headliner perform live.
En sevdiği baş aktörünü canlı sahneye çıkarken görmek onu heyecanlandırdı.
The headliner's performance received rave reviews from critics.
Baş aktörün performansı eleştirmenlerden tam not aldı.
The headliner stole the show with their energetic performance.
Baş aktör, enerjik performanslarıyla sahneyi çaldı.
The headliner's concert tickets sold out within minutes.
Baş aktörün konser biletleri birkaç dakika içinde tükendi.
Fans lined up outside the venue hours before the headliner's show.
Hayranlar, baş aktörün gösterisinden saatler önce mekanın dışında kuyruk oluşturdular.
The headliner's new album topped the charts in its first week.
Baş aktörün yeni albümü ilk haftasında listelerde zirveye yerleşti.
The headliner's announcement of a world tour excited fans around the globe.
Baş aktörün dünya turnesi duyurusu tüm dünyadaki hayranları heyecanlandırdı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir