hermitage

[ABD]/'hɜːmɪtɪdʒ/
[İngiltere]/'hɝmɪtɪdʒ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. inziva; manastır

Örnek Cümleler

He lived in a hermitage when he was old.

O yaşlıyken bir ermişte yaşadı.

We dance on the green, dine at the hermitage, and wander in the woods by moonlight.

Yeşilde dans eder, ermişte yemek yer ve ay ışığında ormanda dolaşırız.

He decided to retreat to a hermitage in the mountains.

Dağlarda bir ermişe çekilmeye karar verdi.

The old man lived a quiet life in his hermitage.

Yaşlı adam ermişinde sakin bir hayat yaşadı.

The hermitage was surrounded by lush greenery and serene beauty.

Ermiş, yemyeşil bitki örtüsü ve huzurlu güzelliklerle çevriliydi.

Visitors often seek spiritual solace at the hermitage.

Ziyaretçiler genellikle ermişte ruhani teselli ararlar.

The hermitage was a place of meditation and reflection.

Ermiş meditasyon ve düşünce yeriydi.

The hermitage was a peaceful retreat from the chaos of the city.

Ermiş, şehrin karmaşasından huzurlu bir kaçıştı.

The hermitage was a haven for those seeking solitude.

Ermiş, yalnızlık arayanlar için bir sığınaktı.

The hermitage was perched on a cliff overlooking the sea.

Ermiş, denizi gören bir uçurumun üzerinde yükseliyordu.

The hermitage was a place for contemplation and inner peace.

Ermiş, düşünme ve iç huzur için bir yerdi.

The hermitage was a sanctuary for those seeking spiritual enlightenment.

Ermiş, ruhani aydınlanma arayanlar için bir sığınaktı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir