a heron glided to rest on a pebbly strand.
Bir saka kuşu, çakıllı bir sahilde dinlenmek için süzüldü.
the long plumes of a heron in the breeding season.
üreme mevsiminde uzun peltekuş tüyleri.
Herons (Ardeidae), sparrows (Passerinae) and common magpies (Corvidae) are suggested as useful bioindicators of environmental pollution.
Heronlar (Ardeidae), serçeler (Passerinae) ve ortak saka kuşları (Corvidae), çevresel kirliliğin faydalı biyolojik göstergeleri olarak önerilmektedir.
The heron gracefully glided across the water.
Turna, suyun üzerinde zarif bir şekilde süzüldü.
A heron stood motionless by the edge of the pond.
Bir turna, havuzun kenarında hareketsiz duruyordu.
The heron caught a fish with lightning speed.
Turna, yıldırım hızıyla bir balık yakaladı.
The heron's long legs are adapted for wading in shallow water.
Turnanın uzun bacakları, sığ suda yürümek için uyarlanmıştır.
A heron's diet consists mainly of fish and amphibians.
Turnanın beslenmesi ağırlıklı olarak balık ve amfibilerden oluşur.
The heron's beak is sharp and pointed, perfect for catching prey.
Turnanın gagası keskin ve sivri, av yakalamak için mükemmel.
Herons are known for their elegant appearance and graceful movements.
Turnalar, zarif görünümleri ve nazik hareketleriyle tanınırlar.
The heron's feathers are designed for silent flight.
Turnanın tüyleri sessiz uçuş için tasarlanmıştır.
A heron's nest is usually built in tall trees near water bodies.
Turnanın yuvası genellikle su kaynaklarına yakın yüksek ağaçlarda yapılır.
Watching a heron hunt is a mesmerizing experience.
Turnanın avlanmasını izlemek büyüleyici bir deneyimdir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir