hurtled down
aşağıya doğru hızla ilerledi
hurtled forward
öne doğru hızla ilerledi
hurtled past
yanından hızla geçti
hurtled away
uzaklara doğru hızla gitti
hurtled through
içinden hızla geçti
hurtled off
yoluna devam ederek hızla gitti
hurtled back
geriye doğru hızla ilerledi
hurtled into
içine doğru hızla girdi
hurtled around
etrafında hızla döndü
hurtled above
üstünden hızla geçti
the car hurtled down the highway at breakneck speed.
araba saatte kırk kilometre hızla otoban boyunca ilerledi.
she hurtled herself into the project with enthusiasm.
projeye büyük bir hevesle kendini kaptırdı.
the ball hurtled past the goalkeeper into the net.
top kalecinin yanından fileye doğru hızla gitti.
the train hurtled through the dark tunnel.
tren karanlık tünelden hızla geçti.
he hurtled down the slope on his skateboard.
kaykayıyla yamaçtan aşağı hızla indi.
the rocket hurtled into space, leaving a trail of smoke.
roket uzaya doğru hızla gitti ve arkasında duman bulutu bıraktı.
the children hurtled down the slide at the playground.
çocuklar oyun parkındaki kaydıraktan aşağı hızla kaydı.
time hurtled by as they enjoyed their vacation.
zaman tatillerinin tadını çıkarırken hızla geçti.
the storm clouds hurtled towards the town.
fırtına bulutları kasabaya doğru hızla ilerledi.
he hurtled through the crowd to catch the bus.
otobüse binmek için kalabalığın içinden hızla geçti.
hurtled down
aşağıya doğru hızla ilerledi
hurtled forward
öne doğru hızla ilerledi
hurtled past
yanından hızla geçti
hurtled away
uzaklara doğru hızla gitti
hurtled through
içinden hızla geçti
hurtled off
yoluna devam ederek hızla gitti
hurtled back
geriye doğru hızla ilerledi
hurtled into
içine doğru hızla girdi
hurtled around
etrafında hızla döndü
hurtled above
üstünden hızla geçti
the car hurtled down the highway at breakneck speed.
araba saatte kırk kilometre hızla otoban boyunca ilerledi.
she hurtled herself into the project with enthusiasm.
projeye büyük bir hevesle kendini kaptırdı.
the ball hurtled past the goalkeeper into the net.
top kalecinin yanından fileye doğru hızla gitti.
the train hurtled through the dark tunnel.
tren karanlık tünelden hızla geçti.
he hurtled down the slope on his skateboard.
kaykayıyla yamaçtan aşağı hızla indi.
the rocket hurtled into space, leaving a trail of smoke.
roket uzaya doğru hızla gitti ve arkasında duman bulutu bıraktı.
the children hurtled down the slide at the playground.
çocuklar oyun parkındaki kaydıraktan aşağı hızla kaydı.
time hurtled by as they enjoyed their vacation.
zaman tatillerinin tadını çıkarırken hızla geçti.
the storm clouds hurtled towards the town.
fırtına bulutları kasabaya doğru hızla ilerledi.
he hurtled through the crowd to catch the bus.
otobüse binmek için kalabalığın içinden hızla geçti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir