He is hypersensitive to what people say about him.
Ona söylenenlere karşı aşırı duyarlı.
She is hypersensitive to criticism.
Eleştirilere karşı aşırı duyarlı.
His hypersensitive skin reacts quickly to certain fabrics.
Aşırı duyarlı cildi belirli kumaşlara hızla tepki verir.
The hypersensitive alarm went off at the slightest movement.
Aşırı duyarlı alarm en küçük bir harekette bile çaldı.
Being hypersensitive to noise, she always wears earplugs in crowded places.
Gürültüye karşı aşırı duyarlı olduğu için, kalabalık yerlerde her zaman kulak tıkaçları takar.
The hypersensitive equipment requires careful handling.
Aşırı duyarlı ekipman dikkatli kullanmayı gerektirir.
He has a hypersensitive sense of smell and can detect even the faintest odors.
Aşırı duyarlı bir koku duyusu vardır ve en hafif kokuları bile algılayabilir.
The hypersensitive issue sparked a heated debate among the group members.
Aşırı duyarlı konu grup üyeleri arasında hararetli bir tartışmayı başlattı.
Her hypersensitive nature makes her prone to emotional outbursts.
Aşırı duyarlı yapısı, duygusal patlamalara yatkın olmasına neden oluyor.
The hypersensitive microphone picked up every whisper in the room.
Aşırı duyarlı mikrofon odadaki her fısıltıyı yakaladı.
Due to being hypersensitive to certain foods, he has to follow a strict diet.
Bazı yiyeceklere karşı aşırı duyarlı olduğu için, sıkı bir diyet izlemelidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir