thick-skinned

[US]/ˌθɪkˈskɪnd/
[UK]/ˌθɪkˈskɪnd/

Translation

adj. diğerlerinin duygularına karşı duyarsız; duygusal olarak sert.

Phrases & Collocations

thick-skinned person

kalın derili insan

becoming thick-skinned

kalın derili olma

thick-skinned enough

yeterince kalın derili

seem thick-skinned

kalın derili görünmek

get thick-skinned

kalın derili olmak

remarkably thick-skinned

şaşırtıcı derecede kalın derili

thick-skinned attitude

kalın derili tavır

was thick-skinned

kalın deriliydi

being thick-skinned

kalın derili olma durumu

fairly thick-skinned

oldukça kalın derili

Example Sentences

he's incredibly thick-skinned and rarely gets upset by criticism.

O kadar kalın derilidir ki eleştirilerden nadiren etkilenir.

she's thick-skinned enough to handle constant rejection in sales.

Satışta sürekli reddedilmeye dayanabilecek kadar kalın derilidir.

it takes a thick-skinned person to work in customer service.

Müşteri hizmetlerinde çalışmak için kalın derili birine ihtiyaç vardır.

despite the harsh feedback, she remained thick-skinned and determined.

Zor eleştirilere rağmen, kalın derili ve kararlı kaldı.

being thick-skinned is essential for a comedian on stage.

Sahnedeki bir komedyen için kalın derili olmak çok önemlidir.

she's thick-skinned and can brush off insults with ease.

Kalın derilidir ve hakaretleri kolaylıkla üzerini atabilir.

a thick-skinned approach is necessary when dealing with difficult clients.

Zor müşterilerle uğraşırken kalın derili bir yaklaşım gereklidir.

he's thick-skinned and doesn't take things personally.

Kalın derilidir ve kişisel olarak almaz.

it's good to be thick-skinned when starting a new business.

Yeni bir iş kurarken kalın derili olmak iyidir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now