immovably

[US]/ɪˈmuːvəbli/
[UK]/ɪˈmuːvəbli/
Frequency: Very High

Translation

adv. sabit veya değişmeyen bir şekilde; sabit veya değişmeyen bir şekilde

Phrases & Collocations

immovably fixed

yerinden oynatılamaz şekilde sabitlenmiş

immovably set

yerinden oynatılamayacak şekilde yerleştirilmiş

immovably rooted

kök salmış, yerinden oynatılamaz

immovably attached

yerinden oynatılamayacak şekilde bağlı

immovably positioned

yerinden oynatılamayacak şekilde konumlandırılmış

immovably stuck

yerinden oynatılamayacak şekilde yapışmış

immovably anchored

yerinden oynatılamayacak şekilde demirlenmiş

immovably placed

yerinden oynatılamayacak şekilde yerleştirilmiş

immovably bound

yerinden oynatılamayacak şekilde bağlı

immovably held

yerinden oynatılamayacak şekilde tutulmuş

Example Sentences

he stood immovably at the entrance, blocking anyone from entering.

o, girişi kapatarak kimsenin içeri girmesini engelledi ve yerinde durdu.

the statue remained immovably in place despite the strong winds.

heykel, güçlü rüzgarlara rağmen yerinde duruyordu.

she held the position immovably, refusing to change her mind.

o, fikrini değiştirmeyi reddederek pozisyonunu sarsılmaz bir şekilde korudu.

the dog lay immovably on the sofa, enjoying the sun.

köpek, güneşi sevinçle izlerken koltukta sarsılmaz bir şekilde uzanıyordu.

he gazed immovably at the horizon, lost in thought.

o, düşüncelere dalmış bir şekilde ufka sarsılmaz bir şekilde baktı.

the mountain stood immovably against the sky, a testament to time.

dağ, zamana bir kanıt olarak göğe karşı sarsılmaz bir şekilde duruyordu.

they remained immovably committed to their goals despite the challenges.

zorluklara rağmen hedeflerine karşı sarsılmaz bir şekilde bağlı kaldılar.

the car was parked immovably in the driveway, blocking the exit.

araba, çıkışı kapatarak bahçede sarsılmaz bir şekilde park edilmişti.

she listened immovably, absorbing every word of the lecture.

o, dersin her kelimesini emerek sarsılmaz bir şekilde dinledi.

he remained immovably loyal to his friends, no matter the circumstances.

o, koşullara bakılmaksızın arkadaşlarına karşı sarsılmaz bir şekilde sadık kaldı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now