impar situation
impar durum
impar relationship
impar ilişki
impar advantage
impar avantaj
impar distribution
impar dağıtım
impar balance
impar denge
impar access
impar erişim
impar treatment
impar muamele
impar resources
impar kaynaklar
impar rights
impar haklar
impar opportunities
impar fırsatlar
to impar the quality of the product, we need better materials.
ürünün kalitesini artırmak için daha iyi malzemelere ihtiyacımız var.
they decided to impar their skills through continuous practice.
becerilerini sürekli pratik yaparak geliştirmeye karar verdiler.
we must impar our communication to avoid misunderstandings.
yanlış anlamaları önlemek için iletişimimizi geliştirmeliyiz.
he wants to impar his knowledge of foreign languages.
yabancı dilleri bilme alanındaki bilgisini geliştirmek istiyor.
to impar the team's performance, we will hold regular training sessions.
takımın performansını artırmak için düzenli eğitimler düzenleyeceğiz.
she aims to impar her leadership skills by attending workshops.
liderlik becerilerini geliştirmek için çalışmalara katılarak hedefine ulaşmayı amaçlıyor.
to impar customer satisfaction, we have implemented a feedback system.
müşteri memnuniyetini artırmak için bir geri bildirim sistemi uyguladık.
they are working hard to impar their financial literacy.
finansal okuryazarlıklarını geliştirmek için çok çalışıyorlar.
we should impar our understanding of cultural differences.
kültürel farklılıklar konusundaki anlayışımızı geliştirmeliyiz.
to impar the effectiveness of our marketing strategy, we analyze data regularly.
pazarlama stratejimizin etkinliğini artırmak için düzenli olarak veri analiz ediyoruz.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir