infantilizes adults
Yetişkinleri çocukça gösterir
infantilizes the public
Halkı çocukça gösterir
infantilizes citizens
Vatandaşları çocukça gösterir
infantilizes women
Kadınları çocukça gösterir
infantilizes employees
Çalışanları çocukça gösterir
media infantilizes
Medya çocukça gösterir
politics infantilizes
Politika çocukça gösterir
the policy infantilizes children by not allowing them to make any decisions on their own.
İlkel politikalar, çocuklara kendi kararlarını almalarına izin vermediği için onları çocukça gösterir.
some critics argue that pop music infantilizes adults and undermines intellectual discourse.
Bazı eleştirmenler, pop müziğin yetişkinleri çocukça gösterdiğini ve zihinsel tartışmaları zayıflattığını savunur.
the language used in these advertisements infantilizes women by portraying them as helpless.
Bu ilanlarda kullanılan dil, kadınları savunmasız göstererek onları çocukça gösterir.
modern education systems sometimes infantilize students by treating them as incapable of critical thinking.
the new regulations infantilize employees by requiring constant supervision and approval.
television programming often infantilizes the audience with overly simplified content.
Televizyon programları, aşırı basitleştirilmiş içeriklerle izleyicileri çocukça gösterir.
some politicians infantilize the electorate by assuming they cannot understand complex issues.
marketing strategies that infantilize consumers rarely succeed in the long term.
the corporate culture infantilizes the workforce by discouraging independent initiative.
Şirket kültürü, bağımsız girişimleri azaltarak iş gücünü çocukça gösterir.
societal attitudes that infantilize the elderly often ignore their accumulated wisdom.
media coverage that infantilizes complex political issues insults the public's intelligence.
Karmaşık siyasi meseleleri çocukça gösteren medya kaplaması, halkın zekasını incitir.
feminist scholars argue that mainstream media infantilizes women by depicting them as emotional and dependent.
Feminist akademisyenler, ana akım medyasının duygusal ve bağımlı olarak betimleyerek kadınları çocukça gösterdiğini savunur.
infantilizes adults
Yetişkinleri çocukça gösterir
infantilizes the public
Halkı çocukça gösterir
infantilizes citizens
Vatandaşları çocukça gösterir
infantilizes women
Kadınları çocukça gösterir
infantilizes employees
Çalışanları çocukça gösterir
media infantilizes
Medya çocukça gösterir
politics infantilizes
Politika çocukça gösterir
the policy infantilizes children by not allowing them to make any decisions on their own.
İlkel politikalar, çocuklara kendi kararlarını almalarına izin vermediği için onları çocukça gösterir.
some critics argue that pop music infantilizes adults and undermines intellectual discourse.
Bazı eleştirmenler, pop müziğin yetişkinleri çocukça gösterdiğini ve zihinsel tartışmaları zayıflattığını savunur.
the language used in these advertisements infantilizes women by portraying them as helpless.
Bu ilanlarda kullanılan dil, kadınları savunmasız göstererek onları çocukça gösterir.
modern education systems sometimes infantilize students by treating them as incapable of critical thinking.
the new regulations infantilize employees by requiring constant supervision and approval.
television programming often infantilizes the audience with overly simplified content.
Televizyon programları, aşırı basitleştirilmiş içeriklerle izleyicileri çocukça gösterir.
some politicians infantilize the electorate by assuming they cannot understand complex issues.
marketing strategies that infantilize consumers rarely succeed in the long term.
the corporate culture infantilizes the workforce by discouraging independent initiative.
Şirket kültürü, bağımsız girişimleri azaltarak iş gücünü çocukça gösterir.
societal attitudes that infantilize the elderly often ignore their accumulated wisdom.
media coverage that infantilizes complex political issues insults the public's intelligence.
Karmaşık siyasi meseleleri çocukça gösteren medya kaplaması, halkın zekasını incitir.
feminist scholars argue that mainstream media infantilizes women by depicting them as emotional and dependent.
Feminist akademisyenler, ana akım medyasının duygusal ve bağımlı olarak betimleyerek kadınları çocukça gösterdiğini savunur.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir