intermixed colors
karışık renkler
intermixed ideas
karışık fikirler
intermixed cultures
karışık kültürler
intermixed sounds
karışık sesler
intermixed emotions
karışık duygular
intermixed flavors
karışık lezzetler
intermixed patterns
karışık desenler
intermixed signals
karışık sinyaller
intermixed elements
karışık unsurlar
intermixed styles
karışık stiller
the colors in the painting are intermixed beautifully.
resmin içindeki renkler güzel bir şekilde harmanlanmış.
her thoughts were intermixed with doubt and hope.
düşünceleri şüphe ve umutla harmanlanmıştı.
the cultures in this city are intermixed, creating a unique atmosphere.
bu şehirdeki kültürler harmanlaşarak eşsiz bir atmosfer yaratıyor.
in the garden, flowers and weeds are intermixed.
bahçede, çiçekler ve yabani otlar birbirine karışmıştı.
the music styles were intermixed, resulting in a new genre.
müzik tarzları harmanlanarak yeni bir tür ortaya çıkardı.
her emotions were intermixed, making it hard to decide.
duyguları birbirine karışmıştı, karar vermeyi zorlaştırıyordu.
the data sets were intermixed, complicating the analysis.
veri setleri harmanlanmıştı, analizi karmaşıklaştırıyordu.
the flavors in the dish are intermixed, enhancing the taste.
yemeğin içindeki lezzetler harmanlanmış, tadı zenginleştiriyor.
in the festival, traditions from different regions are intermixed.
festivalde, farklı bölgelerden gelen gelenekler harmanlanıyor.
the stories were intermixed, creating a rich narrative.
hikayeler harmanlanmış, zengin bir anlatı yaratmıştı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir