| Plural | interpenetrations |
The concept of interpenetration is central to understanding Eastern philosophy.
Birlenmenin kavramı, Doğu felsefesini anlamak için merkezi bir öneme sahiptir.
In traditional Chinese medicine, there is a belief in the interpenetration of mind and body.
Geleneksel Çin tıbbında, zihin ve bedenin birleştiğine dair bir inanç vardır.
The interpenetration of cultures can lead to a rich exchange of ideas and traditions.
Kültürlerin birleşimi, zengin bir fikir ve gelenek alışverişine yol açabilir.
The artist explored the interpenetration of colors in his abstract paintings.
Sanatçı, soyut resimlerinde renklerin birleştiğini araştırdı.
Interpenetration of different musical styles can create innovative and unique sounds.
Farklı müzik tarzlarının birleşimi, yenilikçi ve benzersiz sesler yaratabilir.
The interpenetration of technology and society is a complex and dynamic process.
Teknolojinin ve toplumun birleşimi karmaşık ve dinamik bir süreçtir.
In literature, interpenetration of genres can result in fresh and exciting storytelling.
Edebiyatta, türlerin birleşimi yeni ve heyecan verici hikaye anlatımına yol açabilir.
The interpenetration of light and shadow creates a dramatic effect in photography.
Işık ve gölgelerin birleşimi, fotoğrafçılıkta dramatik bir etki yaratır.
Interpenetration of flavors in cooking can lead to a harmonious and balanced dish.
Pişirmede farklı lezzetlerin birleşimi, uyumlu ve dengeli bir yemeğe yol açabilir.
The interpenetration of different belief systems can lead to greater understanding and tolerance.
Farklı inanç sistemlerinin birleşimi, daha büyük bir anlayış ve hoşgörüye yol açabilir.
The concept of interpenetration is central to understanding Eastern philosophy.
Birlenmenin kavramı, Doğu felsefesini anlamak için merkezi bir öneme sahiptir.
In traditional Chinese medicine, there is a belief in the interpenetration of mind and body.
Geleneksel Çin tıbbında, zihin ve bedenin birleştiğine dair bir inanç vardır.
The interpenetration of cultures can lead to a rich exchange of ideas and traditions.
Kültürlerin birleşimi, zengin bir fikir ve gelenek alışverişine yol açabilir.
The artist explored the interpenetration of colors in his abstract paintings.
Sanatçı, soyut resimlerinde renklerin birleştiğini araştırdı.
Interpenetration of different musical styles can create innovative and unique sounds.
Farklı müzik tarzlarının birleşimi, yenilikçi ve benzersiz sesler yaratabilir.
The interpenetration of technology and society is a complex and dynamic process.
Teknolojinin ve toplumun birleşimi karmaşık ve dinamik bir süreçtir.
In literature, interpenetration of genres can result in fresh and exciting storytelling.
Edebiyatta, türlerin birleşimi yeni ve heyecan verici hikaye anlatımına yol açabilir.
The interpenetration of light and shadow creates a dramatic effect in photography.
Işık ve gölgelerin birleşimi, fotoğrafçılıkta dramatik bir etki yaratır.
Interpenetration of flavors in cooking can lead to a harmonious and balanced dish.
Pişirmede farklı lezzetlerin birleşimi, uyumlu ve dengeli bir yemeğe yol açabilir.
The interpenetration of different belief systems can lead to greater understanding and tolerance.
Farklı inanç sistemlerinin birleşimi, daha büyük bir anlayış ve hoşgörüye yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir