The family has a large landholding in the countryside.
Aile, kırsalda büyük bir araziye sahiptir.
Landholding can be a source of wealth.
Arazi sahibi olmak, zenginliğin bir kaynağı olabilir.
She inherited a vast landholding from her grandparents.
O, büyükbabalarından ve büyükannelerinden geniş bir arazi miras aldı.
The landholding was passed down through generations.
Arazi, nesilden nesile aktarıldı.
He expanded his landholding by purchasing adjacent properties.
Komşu mülkleri satın alarak arazi mülkiyetini genişletti.
The landholding was divided among the siblings after their parents passed away.
Ebeveynleri vefat ettikten sonra arazi, kardeşler arasında paylaştırıldı.
The government is considering redistributing landholdings to promote fair distribution of resources.
Hükümet, kaynakların adil dağılımını teşvik etmek için arazi sahipliğinin yeniden dağıtılmasını değerlendiriyor.
Landholding disputes can lead to long legal battles.
Arazi sahipliği anlaşmazlıkları uzun yasal mücadelelere yol açabilir.
His family's landholding dates back to the 18th century.
Ailesinin arazi sahipliği 18. yüzyıla kadar uzanır.
The landholding was used for agricultural purposes for centuries.
Arazi, yüzyıllar boyunca tarımsal amaçlar için kullanıldı.
The family has a large landholding in the countryside.
Aile, kırsalda büyük bir araziye sahiptir.
Landholding can be a source of wealth.
Arazi sahibi olmak, zenginliğin bir kaynağı olabilir.
She inherited a vast landholding from her grandparents.
O, büyükbabalarından ve büyükannelerinden geniş bir arazi miras aldı.
The landholding was passed down through generations.
Arazi, nesilden nesile aktarıldı.
He expanded his landholding by purchasing adjacent properties.
Komşu mülkleri satın alarak arazi mülkiyetini genişletti.
The landholding was divided among the siblings after their parents passed away.
Ebeveynleri vefat ettikten sonra arazi, kardeşler arasında paylaştırıldı.
The government is considering redistributing landholdings to promote fair distribution of resources.
Hükümet, kaynakların adil dağılımını teşvik etmek için arazi sahipliğinin yeniden dağıtılmasını değerlendiriyor.
Landholding disputes can lead to long legal battles.
Arazi sahipliği anlaşmazlıkları uzun yasal mücadelelere yol açabilir.
His family's landholding dates back to the 18th century.
Ailesinin arazi sahipliği 18. yüzyıla kadar uzanır.
The landholding was used for agricultural purposes for centuries.
Arazi, yüzyıllar boyunca tarımsal amaçlar için kullanıldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir