| Plural | lankinesses |
lankiness in youth
gençlikteki uzamışlık
awkward lankiness
gafavi uzamışlık
lankiness of teenagers
ergenlerdeki uzamışlık
lankiness and grace
uzamışlık ve zarafet
lankiness in sports
sporlardaki uzamışlık
lankiness as beauty
güzellik olarak uzamışlık
lankiness in fashion
modadaki uzamışlık
lankiness of models
modellerdeki uzamışlık
lankiness and height
uzamışlık ve boy
lankiness in movement
hareketteki uzamışlık
his lankiness made him stand out in the crowd.
Onun uzun boylu ve zayıf olması onu kalabalığın içinde öne çıkardı.
she embraced her lankiness, using it to her advantage in modeling.
O, uzun boylu ve zayıf olmasından utanmadı, bunun model ajansdaki avantajı için kullandı.
despite his lankiness, he was surprisingly agile on the basketball court.
Uzun boylu ve zayıf olmasına rağmen, basketbol sahasında şaşırtıcı derecede çevikti.
his lankiness was often a topic of conversation among his friends.
Onun uzun boylu ve zayıf olması genellikle arkadaşları arasında konuşulan bir konuydu.
she felt self-conscious about her lankiness during her teenage years.
Ergenlik döneminde uzun boylu ve zayıf olmasından dolayı kendine güvensiz hissediyordu.
the actor's lankiness gave him a unique presence on stage.
Oyuncunun uzun boylu ve zayıf olması ona sahnedeki kendine özgü bir görünüm kazandırdı.
his lankiness was paired with an awkward gait.
Onun uzun boylu ve zayıf olması, garip bir yürüyüşle birleşiyordu.
she admired his lankiness, wishing she could be as tall.
Onun uzun boylu ve zayıf olmasına hayran kaldı, kendisinin de o kadar uzun olmasını istedi.
the lankiness of the model suited the fashion style perfectly.
Modelin uzun boylu ve zayıf olması, moda tarzına mükemmel uydu.
his lankiness made him a natural fit for the role of a young hero.
Onun uzun boylu ve zayıf olması, genç bir kahraman rolü için ona doğal bir uygunluk sağladı.
lankiness in youth
gençlikteki uzamışlık
awkward lankiness
gafavi uzamışlık
lankiness of teenagers
ergenlerdeki uzamışlık
lankiness and grace
uzamışlık ve zarafet
lankiness in sports
sporlardaki uzamışlık
lankiness as beauty
güzellik olarak uzamışlık
lankiness in fashion
modadaki uzamışlık
lankiness of models
modellerdeki uzamışlık
lankiness and height
uzamışlık ve boy
lankiness in movement
hareketteki uzamışlık
his lankiness made him stand out in the crowd.
Onun uzun boylu ve zayıf olması onu kalabalığın içinde öne çıkardı.
she embraced her lankiness, using it to her advantage in modeling.
O, uzun boylu ve zayıf olmasından utanmadı, bunun model ajansdaki avantajı için kullandı.
despite his lankiness, he was surprisingly agile on the basketball court.
Uzun boylu ve zayıf olmasına rağmen, basketbol sahasında şaşırtıcı derecede çevikti.
his lankiness was often a topic of conversation among his friends.
Onun uzun boylu ve zayıf olması genellikle arkadaşları arasında konuşulan bir konuydu.
she felt self-conscious about her lankiness during her teenage years.
Ergenlik döneminde uzun boylu ve zayıf olmasından dolayı kendine güvensiz hissediyordu.
the actor's lankiness gave him a unique presence on stage.
Oyuncunun uzun boylu ve zayıf olması ona sahnedeki kendine özgü bir görünüm kazandırdı.
his lankiness was paired with an awkward gait.
Onun uzun boylu ve zayıf olması, garip bir yürüyüşle birleşiyordu.
she admired his lankiness, wishing she could be as tall.
Onun uzun boylu ve zayıf olmasına hayran kaldı, kendisinin de o kadar uzun olmasını istedi.
the lankiness of the model suited the fashion style perfectly.
Modelin uzun boylu ve zayıf olması, moda tarzına mükemmel uydu.
his lankiness made him a natural fit for the role of a young hero.
Onun uzun boylu ve zayıf olması, genç bir kahraman rolü için ona doğal bir uygunluk sağladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir