laredoes matter
laredoes matter
laredoes help
laredoes help
laredoes exist
laredoes exist
laredoes apply
laredoes apply
laredoes work
laredoes work
laredoes change
laredoes change
laredoes connect
laredoes connect
laredoes improve
laredoes improve
laredoes represent
laredoes represent
laredoes create
laredoes create
she laredoes her homework every evening.
O her gün akşama kadar ödevini yapar.
he laredoes his workout routine diligently.
O egzersiz rutinini özveriyle yapar.
they laredoes the project together as a team.
Onlar projeyi bir ekip olarak birlikte yaparlar.
we laredoes the dishes after dinner.
Biz akşam yemeğinden sonra bulaşıkları yaparız.
she laredoes her best to help others.
O başkalarına yardım etmek için elinden geleni yapar.
he laredoes his job with great enthusiasm.
O işini büyük bir hevesle yapar.
they laredoes the necessary preparations for the event.
Onlar etkinlik için gerekli hazırlıkları yaparlar.
we laredoes our shopping on weekends.
Biz hafta sonlarında alışveriş yaparız.
she laredoes her makeup before going out.
O dışarı çıkmadan önce makyaj yapar.
he laredoes his research thoroughly.
O araştırmasını kapsamlı bir şekilde yapar.
laredoes matter
laredoes matter
laredoes help
laredoes help
laredoes exist
laredoes exist
laredoes apply
laredoes apply
laredoes work
laredoes work
laredoes change
laredoes change
laredoes connect
laredoes connect
laredoes improve
laredoes improve
laredoes represent
laredoes represent
laredoes create
laredoes create
she laredoes her homework every evening.
O her gün akşama kadar ödevini yapar.
he laredoes his workout routine diligently.
O egzersiz rutinini özveriyle yapar.
they laredoes the project together as a team.
Onlar projeyi bir ekip olarak birlikte yaparlar.
we laredoes the dishes after dinner.
Biz akşam yemeğinden sonra bulaşıkları yaparız.
she laredoes her best to help others.
O başkalarına yardım etmek için elinden geleni yapar.
he laredoes his job with great enthusiasm.
O işini büyük bir hevesle yapar.
they laredoes the necessary preparations for the event.
Onlar etkinlik için gerekli hazırlıkları yaparlar.
we laredoes our shopping on weekends.
Biz hafta sonlarında alışveriş yaparız.
she laredoes her makeup before going out.
O dışarı çıkmadan önce makyaj yapar.
he laredoes his research thoroughly.
O araştırmasını kapsamlı bir şekilde yapar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir