lindens

[US]/ˈlɪndənz/
[UK]/ˈlɪndənz/
Frequency: Very High

Translation

n. ağaç türü olan ıhlamurun çoğul biçimi

Phrases & Collocations

lindens trees

lindan ağaçlar

lindens avenue

lindan caddesi

lindens park

lindan parkı

lindens lining

lindan sıralaması

lindens shade

lindan gölgesi

lindens blossoms

lindan çiçekleri

lindens fragrance

lindan kokusu

lindens grove

lindan korusu

lindens garden

lindan bahçesi

lindens street

lindan sokağı

Example Sentences

the park is lined with lindens that provide shade in the summer.

park, yazın gölge sağlayan kızılağaçlarla çevrilidir.

we took a stroll under the blooming lindens in the evening.

akşam, çiçek açan kızılağaçların altında gezintiye çıktık.

the sweet scent of lindens filled the air during the festival.

festival sırasında havada tatlı bir kızılağaç kokusu vardı.

many cities plant lindens along their streets for aesthetic appeal.

birçok şehir, estetik görünüm için sokaklarına kızılağaç dikiyor.

children often play under the large lindens in the playground.

çocuklar genellikle oyun alanındaki büyük kızılağaçların altında oynarlar.

in autumn, the leaves of the lindens turn a beautiful yellow.

sonbaharda, kızılağaçların yaprakları güzel bir sarıya dönüşür.

we enjoyed a picnic beneath the shade of the lindens.

kızılağaçların gölgesinde piknik yapmaktan keyif aldık.

the lindens are a favorite spot for local bees and butterflies.

kızılağaçlar, yerel arılar ve kelebekler için en sevilen yerdir.

she planted lindens in her garden to attract more wildlife.

daha fazla yaban hayatını çekmek için bahçesine kızılağaç dikti.

walking through the avenue of lindens is a refreshing experience.

kızılağaçların bulunduğu cadde boyunca yürümek ferahlatıcı bir deneyimdir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now