made

[ABD]/meɪd/
[İngiltere]/meɪd/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. yapay olarak yaratılmış veya üretilmiş; başarılı veya tamamlanmış; yaratıcı veya yenilikçi; iyi eşleşmiş veya mükemmel bir çift; konfor ve zenginlik içinde yaşayan; çok zengin; kendine güvenen ve emin; birinin arzuladığı her şeye sahip olmak
v. yapmak fiilinin geçmiş zaman ve geçmiş participle hali
n. birinin gerçek yetenekleri veya becerileri

İfadeler ve Kalıplar

home made

ev yapımı

hand made

el yapımı

made easy

kolayca yapılmış

made up

uydurma

made for

için yapılmış

made with

berisiyle yapılmış

made by

tarafından yapılmış

well made

iyi yapılmış

made public

kamuya duyurulmuş

made sense

mantıklıydı

Örnek Cümleler

she made a delicious cake for the party.

parti için lezzetli bir pasta yaptı.

he made a mistake on the report.

raporunda bir hata yaptı.

they made a great effort to finish the project.

proeyi tamamlamak için büyük bir çaba gösterdiler.

we made plans to meet next week.

önümüzdeki hafta görüşmek için plan yaptık.

she made a promise to help him.

ona yardım olacağına söz verdi.

he made a presentation about climate change.

iklim değişikliği hakkında bir sunum yaptı.

the artist made a beautiful sculpture.

sanatçı güzel bir heykel yaptı.

they made a decision to move forward with the plan.

planla ilerleme kararı aldılar.

she made an impression on everyone with her speech.

konuşmasıyla herkes üzerinde etki yarattı.

he made a fortune in the stock market.

borsada büyük bir servet elde etti.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir