striking miens
etkileyici görünüş
varied miens
çeşitli görünüşler
serious miens
ciddi görünüş
gentle miens
nazik görünüş
cheerful miens
neşeli görünüş
elegant miens
zarif görünüş
confident miens
kendinden emin görünüş
mysterious miens
gizemli görünüş
friendly miens
samimi görünüş
sophisticated miens
sofistike görünüş
his miens were always cheerful and inviting.
Onun tavırları her zaman neşeli ve davetkardı.
she has a serious mien that commands respect.
Saygıyı gerektiren ciddi bir tavrı var.
her changing miens reflected her mood swings.
Değişen tavırları ruh hali değişimlerini yansıtıyordu.
he approached the task with a determined mien.
Bu göreve kararlı bir tavırla yaklaştı.
the actor's mien captivated the audience.
Oyuncunun tavırları seyirciyi büyüledi.
she wore a calm mien during the interview.
Mülakat sırasında sakin bir tavır sergiledi.
his confident mien impressed everyone in the room.
Odadaki herkes onun kendinden emin tavırlarından etkilendi.
the teacher's stern mien helped maintain discipline.
Öğretmenin sert tavırları disiplini sağlamaya yardımcı oldu.
she has a friendly mien that makes people feel at ease.
İnsanların rahat hissetmelerini sağlayan samimi bir tavrı var.
his mien changed when he received the bad news.
Kötü haberi aldığında tavırları değişti.
striking miens
etkileyici görünüş
varied miens
çeşitli görünüşler
serious miens
ciddi görünüş
gentle miens
nazik görünüş
cheerful miens
neşeli görünüş
elegant miens
zarif görünüş
confident miens
kendinden emin görünüş
mysterious miens
gizemli görünüş
friendly miens
samimi görünüş
sophisticated miens
sofistike görünüş
his miens were always cheerful and inviting.
Onun tavırları her zaman neşeli ve davetkardı.
she has a serious mien that commands respect.
Saygıyı gerektiren ciddi bir tavrı var.
her changing miens reflected her mood swings.
Değişen tavırları ruh hali değişimlerini yansıtıyordu.
he approached the task with a determined mien.
Bu göreve kararlı bir tavırla yaklaştı.
the actor's mien captivated the audience.
Oyuncunun tavırları seyirciyi büyüledi.
she wore a calm mien during the interview.
Mülakat sırasında sakin bir tavır sergiledi.
his confident mien impressed everyone in the room.
Odadaki herkes onun kendinden emin tavırlarından etkilendi.
the teacher's stern mien helped maintain discipline.
Öğretmenin sert tavırları disiplini sağlamaya yardımcı oldu.
she has a friendly mien that makes people feel at ease.
İnsanların rahat hissetmelerini sağlayan samimi bir tavrı var.
his mien changed when he received the bad news.
Kötü haberi aldığında tavırları değişti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir