misleadings

[US]/mɪsˈliːdɪŋz/
[UK]/mɪsˈlidɪŋz/

Translation

adj. yanlış anlamaya neden olan; saptıran
v. birini yanlış yöne yönlendirmek; birinin yanlış yönlendirilmesine neden olmak (mislead fiilinin şekli)

Phrases & Collocations

misleadings in data

Verilerdeki yanıltmalar

misleadings in reports

Raporlardaki yanıltmalar

common misleadings

Yaygın yanıltmalar

misleadings by media

Medya tarafından yapılan yanıltmalar

misleadings in advertising

Reklamlardaki yanıltmalar

misleadings in statistics

İstatistiklerindeki yanıltmalar

misleadings in studies

Çalışmalardaki yanıltmalar

misleadings about facts

Gerçekler hakkındaki yanıltmalar

misleadings in communication

İletişimdeki yanıltmalar

misleadings from experts

Uzmanlardan gelen yanıltmalar

Example Sentences

misleadings in the report caused confusion.

Raporlardaki yanıltıcı bilgiler kafa karışıklığına neden oldu.

misleadings can lead to poor decision-making.

Yanlı bilgilendirme kötü karar vermeye yol açabilir.

misleadings in data can skew results.

Verilerdeki yanıltıcı bilgiler sonuçları çarpıtabilir.

misleadings can damage a company's reputation.

Yanlı bilgilendirme bir şirketin itibarını zedeleyebilir.

misleadings in marketing can hurt consumers.

Pazarlamada yanıltıcı bilgiler tüketicileri olumsuz etkileyebilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now