| Past Participle | monogrammed |
She received a monogrammed handbag as a birthday gift.
Doğum günü hediyesi olarak monogramlı bir çanta aldı.
He always wears monogrammed cufflinks to formal events.
O her zaman resmi etkinliklere monogramlı manşet düğmeleri takar.
The company offers monogrammed towels for personalized gifts.
Şirket, kişiselleştirilmiş hediyeler için monogramlı havlular sunar.
She had her initials monogrammed on the leather notebook.
O, deri defterine kendi baş harflerini monogram yaptırdı.
They sell monogrammed stationery for weddings and special occasions.
Düğünler ve özel günler için monogramlı kırtasiye ürünleri satarlar.
He ordered a set of monogrammed bathrobes for the family.
O, aile için monogramlı bornoz seti sipariş etti.
The monogrammed keychain was a thoughtful gift for his colleague.
Monogramlı anahtarlık, iş arkadaşı için düşünceli bir hediyeydi.
She personalized her luggage with a monogrammed tag.
O, bagajını monogramlı bir etiketle kişiselleştirdi.
The monogrammed napkins added an elegant touch to the dining table.
Monogramlı peçeteler yemek masasına zarif bir dokunuş kattı.
He gifted his girlfriend a monogrammed necklace for their anniversary.
O, yıl dönümleri için kız arkadaşına monogramlı bir kolye hediye etti.
She received a monogrammed handbag as a birthday gift.
Doğum günü hediyesi olarak monogramlı bir çanta aldı.
He always wears monogrammed cufflinks to formal events.
O her zaman resmi etkinliklere monogramlı manşet düğmeleri takar.
The company offers monogrammed towels for personalized gifts.
Şirket, kişiselleştirilmiş hediyeler için monogramlı havlular sunar.
She had her initials monogrammed on the leather notebook.
O, deri defterine kendi baş harflerini monogram yaptırdı.
They sell monogrammed stationery for weddings and special occasions.
Düğünler ve özel günler için monogramlı kırtasiye ürünleri satarlar.
He ordered a set of monogrammed bathrobes for the family.
O, aile için monogramlı bornoz seti sipariş etti.
The monogrammed keychain was a thoughtful gift for his colleague.
Monogramlı anahtarlık, iş arkadaşı için düşünceli bir hediyeydi.
She personalized her luggage with a monogrammed tag.
O, bagajını monogramlı bir etiketle kişiselleştirdi.
The monogrammed napkins added an elegant touch to the dining table.
Monogramlı peçeteler yemek masasına zarif bir dokunuş kattı.
He gifted his girlfriend a monogrammed necklace for their anniversary.
O, yıl dönümleri için kız arkadaşına monogramlı bir kolye hediye etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir