| Plural | muliebrities |
pure muliebrity
saf müliebritlik
celebrate muliebrity
müliebritliği kutla
embrace muliebrity
müliebritliği kucakla
express muliebrity
müliebritliği ifade et
cultivate muliebrity
müliebritliği geliştir
define muliebrity
müliebritliği tanımla
explore muliebrity
müliebritliği araştır
recognize muliebrity
müliebritliği tanımak
appreciate muliebrity
müliebritliği takdir etmek
promote muliebrity
müliebritliği teşvik etmek
her muliebrity shone through in her gentle demeanor.
onun nazik duruşunda kadınlığı parlıyordu.
he admired the muliebrity of her character and strength.
karakterinin ve gücünün kadınlığından hayran kaldı.
the film beautifully captures the essence of muliebrity.
film, kadınlığın özünü güzel bir şekilde yakalıyor.
muliebrity is often celebrated in literature and art.
kadınlık, edebiyat ve sanatta sıklıkla kutlanır.
she embodies muliebrity in every aspect of her life.
hayatının her yönünde kadınlığı somutlaştırıyor.
the discussion focused on the importance of muliebrity in society.
tartışma, toplumdaki kadınlığın önemi üzerine odaklandı.
her poetry reflects a deep understanding of muliebrity.
şiirleri, kadınlığa dair derin bir anlayışı yansıtıyor.
muliebrity can empower women to embrace their identities.
kadınlık, kadınların kimliklerini kucaklamalarına güç verebilir.
in her speech, she highlighted the value of muliebrity.
konuşmasında, kadınlığın değerini vurguladı.
understanding muliebrity can lead to greater gender equality.
kadınlığın anlaşılması, daha büyük toplumsal cinsiyet eşitliğine yol açabilir.
pure muliebrity
saf müliebritlik
celebrate muliebrity
müliebritliği kutla
embrace muliebrity
müliebritliği kucakla
express muliebrity
müliebritliği ifade et
cultivate muliebrity
müliebritliği geliştir
define muliebrity
müliebritliği tanımla
explore muliebrity
müliebritliği araştır
recognize muliebrity
müliebritliği tanımak
appreciate muliebrity
müliebritliği takdir etmek
promote muliebrity
müliebritliği teşvik etmek
her muliebrity shone through in her gentle demeanor.
onun nazik duruşunda kadınlığı parlıyordu.
he admired the muliebrity of her character and strength.
karakterinin ve gücünün kadınlığından hayran kaldı.
the film beautifully captures the essence of muliebrity.
film, kadınlığın özünü güzel bir şekilde yakalıyor.
muliebrity is often celebrated in literature and art.
kadınlık, edebiyat ve sanatta sıklıkla kutlanır.
she embodies muliebrity in every aspect of her life.
hayatının her yönünde kadınlığı somutlaştırıyor.
the discussion focused on the importance of muliebrity in society.
tartışma, toplumdaki kadınlığın önemi üzerine odaklandı.
her poetry reflects a deep understanding of muliebrity.
şiirleri, kadınlığa dair derin bir anlayışı yansıtıyor.
muliebrity can empower women to embrace their identities.
kadınlık, kadınların kimliklerini kucaklamalarına güç verebilir.
in her speech, she highlighted the value of muliebrity.
konuşmasında, kadınlığın değerini vurguladı.
understanding muliebrity can lead to greater gender equality.
kadınlığın anlaşılması, daha büyük toplumsal cinsiyet eşitliğine yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir