overcovered area
aşırı kapsanan alan
overcovered market
aşırı kapsanan pazar
overcovered product
aşırı kapsanan ürün
overcovered situation
aşırı kapsanan durum
overcovered issue
aşırı kapsanan sorun
overcovered strategy
aşırı kapsanan strateji
overcovered risk
aşırı kapsanan risk
overcovered segment
aşırı kapsanan bölüm
overcovered service
aşırı kapsanan hizmet
overcovered demand
aşırı kapsanan talep
the project was overcovered by the media, leading to misinformation.
proje medyanın aşırı şekilde kapsamasıyla yanlış bilgilere yol açtı.
her skin felt overcovered with makeup after the long event.
uzun etkinlikten sonra cildi makyajla aşırı örtülmüş gibi hissediyordu.
we realized the report was overcovered and needed to be simplified.
raporun aşırı kapsamlı olduğunu fark ettik ve basitleştirilmesi gerekti.
the garden was overcovered with weeds, making it hard to see the flowers.
bahçe otlarla aşırı örtülmüştü, bu da çiçekleri görmeyi zorlaştırıyordu.
his presentation was overcovered with unnecessary details.
sunumu gereksiz ayrıntılarla aşırı kapsamlıydı.
the area was overcovered with snow, causing travel delays.
alan karla aşırı örtülmüştü, bu da seyahat gecikmelerine neden oldu.
she felt overcovered with responsibilities at work.
işte sorumluluklarla aşırı örtülmüş gibi hissediyordu.
the document was overcovered with annotations, making it hard to read.
belge notlarla aşırı kapsamlıydı, bu da okumayı zorlaştırıyordu.
the news was overcovered, leading to viewer fatigue.
haberler aşırı kapsamlıydı, bu da izleyicilerde yorgunluğa yol açtı.
the product was overcovered in advertisements, causing skepticism.
ürün reklamlarla aşırı kapsamlıydı, bu da şüpheciliğe yol açtı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir