paternalisms

[US]/pəˈtɜːnəlɪzəmz/
[UK]/pəˈtɜrnəˌlɪzəmz/

Translation

n. bireyleri babacan bir şekilde yönetme veya idare etme pratiği

Phrases & Collocations

social paternalisms

sosyal paternalizmler

economic paternalisms

ekonomik paternalizmler

cultural paternalisms

kültürel paternalizmler

political paternalisms

siyasi paternalizmler

institutional paternalisms

kurumsal paternalizmler

legal paternalisms

hukuki paternalizmler

historical paternalisms

tarihi paternalizmler

modern paternalisms

modern paternalizmler

informal paternalisms

gayrı resmi paternalizmler

structural paternalisms

yapısal paternalizmler

Example Sentences

paternalism can sometimes hinder personal growth.

babalık bazen kişisel gelişimi engelleyebilir.

critics argue that paternalism is detrimental to independence.

eleştirmenler babalığın özgürlüğe zarar verici olduğunu savunuyor.

many policies reflect a paternalism that limits freedom.

birçok politika özgürlüğü kısıtlayan bir babalığı yansıtıyor.

paternalism in the workplace can create dependency.

işyerinde babalık bağımlılık yaratabilir.

some view paternalism as a necessary form of guidance.

bazıları babalığı gerekli bir rehberlik biçimi olarak görüyor.

there is a fine line between care and paternalism.

şefkat ve babalık arasında ince bir çizgi vardır.

paternalism can undermine trust in relationships.

babalık ilişkilerdeki güveni sarsabilir.

addressing paternalism requires open communication.

babalıkla başa çıkmak açık iletişimi gerektirir.

some argue that paternalism is a form of control.

bazıları babalığın bir kontrol biçimi olduğunu savunuyor.

paternalism often arises in social welfare programs.

babalık genellikle sosyal yardım programlarında ortaya çıkar.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now