pictured

[ABD]/ˈpɪktʃəd/
[İngiltere]/ˈpɪktʃərd/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. resmin geçmiş zaman ve geçmiş participle'ı; görsel bir biçimde tasvir etmek veya temsil etmek; hayal etmek veya öngörmek

İfadeler ve Kalıplar

pictured here

burada gösterildiği gibi

as pictured

görseldeki gibi

pictured above

yukarıda gösterildiği gibi

not pictured

görselde olmayan

pictured below

aşağıda gösterildiği gibi

pictured together

birlikte gösterildiği gibi

pictured clearly

açıkça gösterildiği gibi

pictured vividly

canlı bir şekilde gösterildiği gibi

frequently pictured

sık sık gösterildiği gibi

often pictured

sıklıkla gösterildiği gibi

Örnek Cümleler

she pictured herself living in a big city.

kendi kendine büyük bir şehirde yaşadığını hayal etti.

he pictured the scene vividly in his mind.

sahneyi zihninde canlı bir şekilde hayal etti.

they pictured a future filled with happiness.

mutlulukla dolu bir gelecek hayal ettiler.

can you picture what life will be like in ten years?

on yıl sonra hayatın nasıl olacağını hayal edebilir misin?

she pictured the perfect wedding day.

mükemmel düğün gününü hayal etti.

he pictured himself as a successful artist.

kendini başarılı bir sanatçı olarak hayal etti.

they pictured the mountains covered in snow.

karla kaplı dağları hayal ettiler.

can you picture the joy on her face?

yüzündeki neşeyi hayal edebilir misin?

he pictured the moment he would graduate.

mezun olacağı anı hayal etti.

she pictured a cozy evening by the fireplace.

şömine başında rahat bir akşamı hayal etti.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir